tartışmayı uzatmak istemiyorum ama yazdıklarının olacak şey değil. zaten Hakanı eleştirenlerin tek kaynağı onun siyasi görüş ve inancı. sırf bu yüzden Hakan yıllarca mücadele vermek zorunda kaldı....
Yapma renkdaşım. O'nun inancına Florya'da bir Allahın kulu karşı çıkmamıştır. Hakan bu plağı her
zaman imalı bir şekilde çalıyor, yalnız sorunca da somut hiç birşey söyleyemiyor. Hep genel
anlamda geçiştiriyor. O'nun inancına, ki benim de inancımdır, ve artı herkesin inancına saygım
vardır. İnancından siyası bir kazanç elde etmeye kalkarsa, buna sıfır hoşgörüyle yaklaşırım.
Bu ülke dini siyasete ve şimdi hayatın her alanında istismar etmekten çok çekti ve çekmeye
de devam ediyor. Hakan Şükür şunu öğrenemedi: Egolarına hakim olmak. Galatasaray
olmasaydı, herkesin tanıdığı Hakan Şükür de olmayacaktı. O'nun transfer edildiği günü dün gibi
hatırlıyorum. O'na inanan bir Yurdaşen Karahasan vardı o zamanlar. Bursaspor'da öyle yıldız
falan da değildi. İlk onbirin sabit oyuncusu hiç değildi. Galatasaray'a ilk geldiğinde herkes
şüpheyle bakmıştı. Sahada uzun boylu, zayıf, teknik özelliği olmayan genç bir oyuncuydu.
Galatasaray o'nu aldığı günden sonra tüm oyun kurgusunu o'nun üzerinden kurmaya başladı.
En iyi kanat oyuncuları bizdeydi o yıllar. Görevleri sağdan soldan ortalarla Hakan'ı beslemekti.
Ben kindar insanları ve geçmişte geçmişte bırakmasını bilmeyenleri ve özellikle davranışlarıyla
nankörlük yapanları sevmiyorum. Hakan Şükür'ün sportif kariyerine kimse bir tek olumsuz kelime
edemez. Yalnız sporcuları büyük yapan sadece sportif başarılar değildir. Öyle olsa Tanju Çolak
ile her Galatasaraylı gurur duyardı.