Yavuz Semerci
Galatasaray yönetimi, tarihin en başarılı yönetimidir...
Galatasaray'ın durumuna rakip bir taraftar olarak üzüldüğümü söyleyemem. Galatasaray taraftarları başarı bekliyordu. Hayal kırıklığı yaşadılar. Rakiplerinin sevinci ile taraftarların üzüntüsünün nedeni aynı...
Ancak, Galatasaray yönetimine yönelik eleştirilerde sınırın aşıldığı kanısındayım. Çünkü bu yönetimin, belki de Galatasaray'ı düze çıkaran, mali yapısını güvence altına alan ve başka bir deyişle bu yılı kaybetmiş ama yıllar sürecek başarıyı garantilemiş bir ekip olarak anılacağından hiç şüphem yok.
Bu yönetimin neyi başardı?
Bir kere, bugün yönetime talip olan Faruk Süren ve bazı eski yöneticilerin hatasını düzeltti. Galatasaray'ın tüm gelirlerinin toplandığı ve yüksek temettü dağıtan şirket ile giderlerin konsolide olduğu zararlı şirketi birleştirdi. Bu birleşme nedeniyle şirketin her yıl neredeyse 10 milyonlarca dolar zarar etmesinin önüne geçildi. 30 milyon dolar kredi kullanarak, geçmiş yönetimlerin kulübün geleceğini ipotek altına alan yanlışını düzeltti.
★
Bu yönetim, Vakıfbank'ın faiz ve temerrüt faizlerinin de içinde yer aldığı 300 milyon doları aşan haciz sıkıştırmasını aylar süren pazarlıklarla çözdü. Borç aşağıya çekildi, vadesi uzatıldı.
Bu yönetim, eskimiş, tükenmiş, ayakta zor duran, ilkel bir stattan vazgeçilip dünya standartlarında bir stada geçiş sürecini iyi yönetti. Ve karmaşık bürokratik engellerle boğuştu ve (elbette Başbakan Erdoğan'ın da desteğiyle) çözdü.
Bitmez, devam etmez, aşılamaz denilen noktalarda çözümler üreterek TOKİ dahil herkesi ikna ettiler. (Not: Böyle bir stadın devlet desteğiyle yapılmasına karşı çıktım, hâlâ karşı çıkıyorum. Ancak gelinen nokta Galatasaraylı olan herkesi mutlu etmeli.) Ve neredeyse her yıl bu stattan 50 milyon dolarlık gelir garantisine kavuştular. İki şirket birleşmeseydi, bu gelirlerin büyük kısmı spekülatör ve yatırımcılara gidecekti. Kulüp yine fakir, yatırımcısı yine zengin olacaktı.
★
Bu yönetim, tarla olarak duran Riva'daki araziye imar çıkardı. Beykoz Belediyesi'yle sorunu çözdüler. İstanbul Belediyesi'yle sorunları çözdüler. Anıtlar Kurulu'yla sorunları çözdüler. Ruhsat için 5 milyon dolar harcadılar ama 844 parsel ürettiler. Ve bu ayın sonunda da ihale edecekler. Onlarca konut firması teklif verdi. Ve yüz milyonlarca dolarlık bir rantı garantilediler. Bu sayede, iki şirket birleşmesine rağmen yatırımcıların hisselere olan ilgisi sürdü. Galatasaray hisselerinin değeri hızla yükseldi.
★
Bu yönetim bu yıl elde edilecek gelirlere göre transfer politikası sürdürdü. Bu nedenle belki nitelikli futbolcu alamadı ve sportif başarı elde edemedi. Ancak emin olabilirsiniz ki, önümüzdeki yıllarda rakipler transfer etmek için zengin başkanların esiri olmaya devam ederken, Galatasaray kendi kaynaklarıyla yoluna devam edecek ve Türk futbolunda kendi adına parlak zaferlere imza atacak. Detaylara ve rakamlara girerek sizi sıkmayacağım, ama ben bu takımın taraftarı olsam, bu yılki başarısızlığa üzülmem, geleceği kurtaran bu yönetimi alkışlardım. Çünkü bu yönetim, geçmişte yapılanlar gibi takımı daha ağır bir borç batağına sürükleyecek bir transfer politikasıyla günü kurtarabilirdi. Bugünü es geçtiler ama geleceği kurtardılar.
Şiketaş'a bakın. 300 küsur milyon TL borcu var. Bu rakamın 91 milyon TL'si Başkan Yıldırım Demirören'den alınmış. Yani Demirören bir gün, "Bıraktım, sıkıldım, üzüldüm" dese, delegeler zengin Beşiktaşlı avına çıkacak. Becerikli olup olmaması önemsenmeyecek. Bir başkana esir olan bir kulüp mü istersiniz, yoksa kendi kaynaklarıyla büyüyen bir kulüp mü?
Galatasaray'da başkanlık yarışına katılacak kişi sayısının artmasının temel nedeni de bu yönetimin yarattığı zenginlik. Yönetime talip olanlar gerçeği biliyor. Ancak bu yönetimi devirmek için sportif başarısızlığı kullanıyorlar.
Benden hatırlatması...