yıl 2001, Galatasaray şampiyonlar liginde gruptan çıktı, hagi futbolu bıraktı.
yıl 2012, Galatasaray şampiyonlar liginde gruptan çıktı, 11 sezon boyunca 10 numarasız oynadığı sezon.
hagi bıraktıktan sonra 11 yıl boyunca onun veliahtı olacak 10 numaralar aradık durduk (felipe, revivo, baljic, ilic, lincoln, elano, misimovic, ...) hepsine tonlarca para dökdük, sonuç bir kere bile şampiyonlar liginde gruptan çıkamadık, onu geçelim şampiyonlar ligine gittiğimiz bile sınırlı, daha vahim olanı avrupa liginde metalist, lviv gibi takımlara elendik.
hagi bıraktıktan tam 11 yıl sonra, oturduğu yerden para kazanan, sahada birkaç göze hoş hareket yapıp futbolun fsini oynamayan 10 numaraların ardından, oyunu kurabilen, mücadele edebilen, gerçek bir ortasaha, 10 numara değil 8 numaraya kavuştuk, selçuk inan tabiki.
şimdi yine 10 numara muhabbetleri başladı. yıllarca kaybettiğimiz milyonlarca euro ortada dururken hala ne yapacağı bilinmeyen, videolerdan izlenilerek beğenilen, bi maçta 2 şık hareket yapıp başkada bi katkısı olmayacak, takımın en yüksek maaşını alacak 10 numara saçmalığına hayır. hala 10 numara peşinde koşmak galatasaraya ihanettir ve parasını çöpe atmaktır. tabi ki sneijder, diego gibi kendini fazlası ile kanıtlamış kişiler için değil bu lafım.
takımın birinci ihtiyacı yerli seviyesini yükseltmektir.
takviye yapılacaksa birincisi ortasahaya gidip gökhan inler alınmalıdır. o olmazsa alper potuk diğer bi alternatif olur.
ikincisi sol beke mutlaka gerçek bi sol bek alınmalıdır ama ne idüğü belirsiz brezilyalı sol bek değil, kendini kanıtlamış muhtemelen yabancı bi sol bek. şampiyonlar liginde son 16ya kalan bi takım son 16ya kalamayan herhangi bir takımın sol bekine talip olabilmelidir.
üçüncüsü stopere yerli takviyesi devre arası, olmazsa sezon sonu yapılmalıdır.
hepsinden en önemlisi kanatların işler hale getirilmesi gereklidir, eldeki malzeme ile olabiliyosa eldeki ile, olamıyosa takviye ile, bizim kadar topa çok sahip olup rakibi açmakta zorlanan takımın ilacı 10 numara değil oyunu kanatlara yaymaktır.
naçizane görüşlerim bunlardır. herkes bi saniye için mantıklı düşünüp kulübün geleceğini karartmayacak, 300 milyon euroluk borcu gereksiz yere arttırmayacak hamleler düşünmelidir. yoksa 2 sene sonra biz de avrupadan ihraç edildiğimizde kimse yönetimlere sallamasın.
başarıyı getiren hoce, oyuncular, yönetim en son taraftarken, başarısızlığın en büyük sebebi taraftardır.
saygılar...