Oldukça uzun zamandır aslantepe.biz forumlarını takip ederim taki stadın kaba inşaatından bu zamana kadar hemen hemen hergün ziyaret eder yazılan yorumları okur bildiklerim hakkında farklı fikirler almak bilmediklerimide öğrenmek için burada bulunurdum. İkili tartışmalara girmemek ve kimsenin kalbini kırmamak için ise üye olmayı düşünmemiştim, taki bugün okuduğum bu yorumlara kadar.
Yazılan yorumlardan görünüyor ki herkes kulüp başkanı herkes yönetici herkes para babası olmuş ve sağa sola para saçıyor önüne gelen transferi gerçekleştiriyor.
Şu bir gerçektir ki su götürmez; hangi isim gelirse gelsin kimi sıcak bakarken kimi taraf hep soğuk bakacaktır. Hayatın her alanında bu böyledir muhakkak bir muhalif kesim vardır. Bu aslında güzel birşeydir iyie doğru gitmek için doğru atımların atılmasına neden olur. Ama şöyle bir durum var maalesef bizdeki muhalif kesim iktidardan sayıca oldukça üstün. Ortada fol yok yumurta yok herkes kendince atıp tutuyor, yok cebinden para versin yok şunu versin yok bunu versin bilmem ne.
Bir defa siz kendinizi düşünün yolda dilence gördüğünüz vakit bile 50 kuruş cebinizden para vermek için kırk defa düşünüyorsunuz "acaba" diye. Oysa cebinizden çıkacak o para "Allah" rızası için verilecektir ve karşınızdaki insanın niyeti ne olursa olsun sizi alakadar etmemektedir. Siz buna bile bu kadar düşünürken bir başkasının nasıl olurda bir çırpıda cebinden milyon dolarları kulübe vermesini istersiniz. Sizin ismini zikrettiğiniz insan yani ünal aysal herkesinde bildiği üzere sıfırdan buralara gelmiş bir insan. Neyin ne olduğunu paranın nasıl zor şartlar altında kazanıldığını hepimizden iyi biliyordur. Diğer bahsedilen başkan bozuntularını hiç konuşmak bile istemiyorum, birisi dayısına dayamış sırtını ne kadar kara para varsa orda, ötekisi babasının servetine yaslamış sırtını paso yemiş başka bir halt yapmamış.
Elinizi vicdanınıza koyun ve ses verin gerçekten bu kadar kolay mı sanıyorsunuz herşeyi. Adam gelecek cebinden milyon dolarları harcayacak ve anında kulübün tüm borçları kapanıp sefa sürecek.
İlk başkan olduğu zaman serhat ulueren sordu dedi böle böle kişisel servetiniz nedir diye. Adamın yanıtı aynen şu oldu "bu hiç kimseyi ilgilendirmez bende kalsın".
Ve birde şu olaylar var yok kesin demeçler vermiş yok taraftara umut vermiş şu vermiş bu vermiş. Adam bunu yapacak zaten şayet bunu yapmasaydı biz daha o gün başlardık bu nasıl başkan bilmem ne diye.
Burda bir konu hatırlıyorum adnan polat basın toplantısından sonra herkes işte başkan bu işte aslan vs. gibi yorumlarda bulunuyordu daha sonra ne oldu ? Herkes ne olduğunu anladı çünkü adam üç yıl boyunca hep aynı yalanları atıyordu önümüze.
Bu adam daha yeni gelmiş ve var gücüyle çalışıyor. Buna canı gönülden inanıyorum. Hepiniz biliyorsunuz medyanın kimden yana olduğunu daha neyi tartışıyoruz neyi konuşuyoruz adamlar bizi sinir etmek için önüne gelen futbolcuya Galatasaray forması giydirip ardından bizeleri yönetimin üzerine salıyorlar yok şu sebepten olmadı yok bundan olmadı diye, bu kadar safmıyız bu kadar basit mi Galatasaray sevgimiz.
Ünal aysal Galatasaray için uçurumdan önceki son çıkış yoludur bunu hiç kimse unutmasın. Var gücümüzle kendisine destek olmalı ve gücümüzü ona hissettirmeliyiz.
Bu ülkede taraftar baskısının ne gibi sonuçlar doğurduğunu apdi ipekçide bulunan taraftar arkadaşlarım iyi bilirler. Bizler 1996 - 2000 seneleri arasında başarıdan başarıya koşarken hagi popescu taffarel fatih terim bunların hepsi vardı, ama bunların arkasında koskocaman bir Galatasaray taraftarı vardı. İlk senemizde biz değilmiydik 9 puan geriden gelip şampiyon olan ? Biz değilmiydik "Welcome to hell" pankartını Ali Sami Yen kapalısından alıpta dünyanın dört bir yanına asan.
Şapkanızı alın önünüze koyun ve iyice bir düşünün.
Biz birmiyiz, biz birlikmiyiz ne haldeyiz ?