bazı arkadaşların belirgin olan noktalara nalen transfer yapılmaması nedeniyle verdikleri tepkileri ben gayet normal bir tepki olarak algılıyorum,
seçimlerden önce malesef Bülent Tulun'u seçilecek yönetimin bir şekilde içinde olduğunu görünce oluşacak (şuan oluşan( transfer tepkilerini önceden görmemekte küçük bir unutkanlık olarak algılıyorum,
sayın tulun kendisinden beklenen açıklamayı yaparak beni şahsen hiç şaşırtmadı "15 gün içinde takım hazır olur", tenisteki "basit hata" gibi,
bu basit hatanın (açıklamanın) geç olsada farkına varmak bu tepkilerin ve yönetime olan bakışı çok fazla yumuşatmaz zaten, o açıklamadan sonra konuşsa ne olur konuşmasa ne olur sayın Tulun, bu iş lastik gibidir, çekersen uzar bırakırsan kısalır, elinde lastik olduğunu önceden bilecek yönetim, içindeki ekip ve sayın Tulun, heyecan ve alışkanlık insanı genelde zor durumda bırakır
tabi enseyide karartmamak gerekir,
bizim için önemli olan aklıllardaki oyuncuları ikna etmek, yeter ki transfer edilmesi düşünülen oyuncular ikna edilsin, oyuncuyu ikna edersen kulübüde ikna olur demek yanlış olmaz,
para önemli, ama bilenler bilir ki 2012 ye girmeden uefa kulüplerden tüm bilançoları ve diğer faaliyet raporlarını isteyecek, bu incelemelerde hanemize eksi not düşülmemeli,
yine bilienler bilir ki 1-1,5 yıl önceden bir çok sponsor gelirlerimizi biz zaten kullanamıyorduk realde,
transfer/ler yapacak derecede yeni sponsor kaynakları üretmek oldukça güçtür, şu konumda bu bir icat olur bir nevi
bundan ötürü kasaya para girecekse/girdirilecekse bunu usulüne uygun hale getirmek zorundayız, dolayısı ile borçlanma yetkisi bu bağlamda zorunluluktur,
borçlanma yetkisi genel kuruldan çıktığı zaman gerisi tek bir işe bakar oda yukarıda da ifade ettiğim gibi istenilen oyuncuyu imza için ikna etmek,
benim kişisel beklentim temmuz ayıdır ilgili bir kaç transfer.