Haldun Üstünel'in aniden floryaya gelip ardayı idmandan çağırıp elanoya neden pas atmıyorsun kavgası yaptıgını sen değil ben biliyorum 
Senin düşüncelerin kurtlar vadisi hesabı. Arada bir düz mantığa baş vur. Arda'lı Elano'lu maçlarını hepisin izledim. Bir mahalle futbol anlayışı - kısaca "ver topu, topu ben getirdim ben oynarım" - hiç ama hiç rastlamadım. Rastladığım tek şey bu takımda Barış, Ayhan, Mustafa Sarp gibi futbol zekaları çok yukarlarda olmayan oyuncuların da oynadığını ve takımızın maçlarını izlenemez hale getirdikleridir. Eğer geçen sezon Arda, Kewell hatta Keita'da olmasa, bu takım hiç izlenmezdi. Elano ön liberoda oynatıldı, bir kaç maçlık orta sahanın göbeğinde, son maçlarda da sağ tarafta. Bir Kayseri maçı dışında hiçbir maçta olumlu bir anı bırakmadı. İşin gerçeği budur. Kötü bir futbolcu değildir, ama olmadı. Olması da zor bu takımda. Arda bile oynadığı sürece arkadaşlarının açıklarını kapatabilmesi için basmadığı yer kalmadı. O'nun değerini ancak gidince anlarsın. Seni gaza getiren tinerci ve feboş basınıdır. Bu işleri iki yıldır takip ediyorum. Sistematik bir yıpratma amaçlı haber yapılıyor Arda'ya karşı. Ofisde ki alman arkadaşa Arda konusunu bündan bir süre önce anlatmıştım. Verdiği cevap aynen şuydu: 'Türkiye'nin başka sorunu yok mu sahi? Bir oyuncunun özel hayatı kimi ilgilendirir ki?' Türk sporun kangreni Türk spor basınıdır. Bunlara kananda o iki kulak arasında süngere benzeyen organını çevre dışı bırakıp, bu haberlere düp diye atlayan kişilerdir. Türk spor basını tam bir rezalettir. Bu kadar kalitesiz ve düşük seviyeli bir basın anlayışı İngiltere'nin o meşhur bulvar basınında bile yoktur. Almanya'nın Bild gazetesi bile bu kadar seviyesiz değildir, ki bu gazete Almanya'da haklı olarak çokca eleştirilir. Arda bunu bitirmiş, Arda şunu yapmış. Arda neymiş be, yanında tecavüzcü Coşkun (Coşkun Göğen bağışlasın beni) masum bir yetim gibi kalıyor.