Bu adam Rijkaard'in sisteminde stoper oynayacak ve hepinizin sozlerini tarihe gomecek goreceksiniz.
Ya bir iletişim sorunu var, ya da senin bir algılama sorunun var.
Hakan Balta hakkında bir durum değerlendirmesi yaptım. O'nun ne kötü bir oyuncu olduğunu,
ne de takımdan gitmesi gerekli olduğunu yazdım. Sıcaklar ve Ramazan ayından olsa gerek.
Ayrıca hem senin bu yaptığın, hem de bir çok kişinin yaptığı oyuncu kamplaşmasını
son derece saçma, çocuksu ve takıma zararlı olduğunu belirtmek istiyorum. Bir sefer de adam
gibi takımı ve sadece takımı - artılarıyla ve eksikleriyle - tutmasını öğrenelim. Yok Kewell bizim
illahımız, giderse statta gitmem, yok Elano hıyarın teki, yok Arda kötü biri, yok bilmem ne bilmem ne.
Eleştiriler olacak. Bu yapılanlar artık eleştiri değil. Tam bir kelle koparma kampanyası. Millet
takımından çok birey oyuncuları tutmaya başlamış.
Bu olaylar sanal dünyada kalsa birşey demiceğim. Ama kalmıyor işte. Tribünlere kadar yayılıyor.
Tribünlerin bağırdıkları "kelle isteriz! kelle isteriz!" diye tercüme edilebilir. Sahaya çıkan takımda
ne moral kalır, ne de heves.
"Re-re-re!
Ra-ra-ra!
Galatasaray, Galatasaray!
Cim bom bom!"Biz eskiden bunları bağırırdık. Ve bu kadar oyuncu gördük, gol kralları çıkardık,
yalnız sadece birini ölümüne sevdik! Ama hiç bir zaman oyuncularımıza koro halinde
küfürler etmedik. Gereğinden fazla da göklere yükseltmedik Kewell olayında olduğu gibi.
Uğrunda sanal sayfalar açılan ve kontratı sezon sonuna kadar dondurulmaması için kampanyalar
yapılan Kewell kulübü düşünerek kontratını dondurulmasına olumlu yanıt verebilirdi. Rest çekti
ve tek az çok sağlam golcümüzü gönderdik. Bu olaydan herkesin dersler çıkarması gerek.
Rahmetli Metin Oktay'ın o mehşur buram buram sevgi ve vefa içeren o sözü hatırlatmak isterim:
"Bizi sevenleri üzmeyelim baba."
Amacım fırça atmak değil. Belkide genel bir iletişim sorunu vardır. Lakin, bizim gençliğimiz sanal
dünya da geçmedi. Kimin pabucu ne kadar ettiğini tribünlerden sezdik. Tanju Çolak gol kralı oldu,
üstüne üstlük rahmetlinin rekorunu da kırmıştı, ben ve tanıdığım bir çok renktaş onun posterini
asmamışlardı duvarlara. Bir kaç sene sonra gördük onun ne kadar büyük bir Galatsaraylı olduğunu.
Şimdilerde ise zorla efsaneler yaratılmaya çalışılıyor. Hakan Şükür'lü yıllarda başlamıştı bu
efsane yaratılma baskısı. O zamanlarda sevmemiştim hiç, şimdi de sevmiyorum bu tür efsane
yaratma sevdalıları, ya da oyuncu kamplaştırılmaları. İnsan bundan dolayı kanatlar altına alınmış
oyuncuları doğru dürüst eleştiremez duruma gelmiş. Eleştiren ya futboldan anlamaz, ya da vizyonu
olmayan biri diye kalıp cevaplar yapıştırılıyor. Futboldan az çok anlıyoruz. Fazla vizon sahiplere de
sadece şunu söylemek isterim: "Lütfen esrar kullanmayın." Zamanında kaptanımız az mı eleştirildi.
Sonunda Türkiye'nin gelmiş geçmiş en iyi stoperi oldu Bülent Korkmaz. Ne günlere kaldık. Şimdi
ise Hakan Balta'nın son günlerde kötü perfoman gösterdiğini yazdığımızda "Bu adam Rijkaard'in
sisteminde stoper oynayacak ve hepinizin sozlerini tarihe gomecek goreceksiniz." diye tamamen
inat içeren bir cevap alıyoruz.