Yaşananların bilançosuna bakın.. 2 maç kaybettik.. Ligin başındayız.. Uefa maçlarına kötü başladık ki henüz elenmiş değiliz. Futbolcuların sahadaki panik halleri gözümün önünden gitmiyor.. Ya sonra? Bir takımın başarısını sadece transfer politikasına bağlayanlar bununla yetinmeden, tv programlarındaki cahil, sizlerden daha çok futbol bilgisine sahip olmayan isimler oturup ağızlarından salyalar akıtarak hakaretler, suçlamalar vs.. Taraftara para dağıtıldı, yönetimden isimler komisyon alıyor, bunlar adam değil, bunlar insan da değil vs.. Sivas maçında yediğimiz gol öncesindeki faul olmayan pozisyonu, Bursa maçındaki çıkmayan kırmızı kartı konuşanımız yok.. hepsi bir yana takımımızdan bahsederken "Galatasaray' ımız" diyenimiz bile yok.. Çünkü, düşene tekme atmayı çok iyi biliriz. Saldırıya geçerken herkes, biz de destek çıkarız. Tabelaya bakıyor ve sadece birkaç maçın sonucundan hareketle yıkıyoruz. Düşünün ki, hiç transfer olmayacak.. yani olması herşeyi değiştirmeyeceğine göre demek ki acil durum planı yapılmalı.. Öncelikle futbolcuların sadece işlerini yapmaları adına, tribündeki izdihamı bırakmakla başlamalı. Başarısız olan zaten gidecektir.. Sonrasında da gaza gelmemek lazım. Özellikle de TV yorumcuları vs. Şu ana kadar yönetimde hiçbir başarısı olmayan F.Altaylı gibi isimlere gün doğdu.. Yönetime karşı taraftarı doldurmak için her yol deneniyor. Kupadan elenmemek (ki ben buna inanıyorum) ve 1-2 lig galibiyeti ile herşey düzelecek. Olan bu dönemlerdeki kayıplara olacak. Umarım, yönetim bu dolduruşlara gelmez ve hak etmeyen oyunculara hak etmeyen ücretler verilmez..