Kasim-Aralik ayinda kovarlar veya bu sene yine sampiyon olamicagiz ve sözlesme yenilenmicek.
İşte bu bakış açısı nedeniyle Galatasaray dünya klübü olamıyor. Kabul edelim, Türkiye'nin en iyisi olabiliriz, Avrupa'da bir dönem fırtınalar estirmiş olabiliriz ancak daha çok yolumuz var. Her başarısızlıkta TD kovmak yapılacak en yanlış şey. TD dünyanın en iyisi de olsa kadroda ruhunu sahaya yansıtmayanlar olduğu sürece başarı gelmez.
Keita gitti. Güle güle gitsin! Arda satılacakmış, geçen sene önceki yıllardaki başarısının ekmeğini yedi. Eğer kendine gelmeyecekse ona da güle güle!
Transfer yapılmamışmış. Bize açıklanmaması, yapılmayacağı anlamına mı geliyor? Burada hariçten gazel okumak kolay. Yönetim bir çoğumuzun yaptığı gibi youtube'dan futbolcu beğenmiyor. Yazılıyor, çiziliyor, düşünülüyor, hesaplanıyor, konuşuluyor... CM-FM mantığıyla futbol takımı yö-ne-til-mez. Bizim burada düşünemediğimiz detayları, yönetim en ince detayına kadar düşünüyor.
Haldun gitmiş. Nereye gitti? Zaten bir kaç ay sonra varolmayacak bir şirketin başında mı kalsaydı?
Herşeyi kafaya takıp, buradan yönetime sallamak kolay iştir. Bekleyin, bir transferler açıklansın, giden gitsin, gelen gelsin ondan sonra memnun değilsek tepkimizi gösterelim.
Eğer bu seneki planlarda yeri olsa Keita elbet ki satılmazdı. Demek ki ihtiyacımız yoktu, sattık. Bir de 2012 kriterleri falan bir sürü şey konuşuluyor. Kabul edelim ki biz -belki hepimiz değil- burada günü kurtarmak için transfer düşünüyoruz. Adnan Polat'ı tanıyorsam, geleceğin Galatasaray'ını yaratmak için çabalıyor. Bunun için de bizde olmayan yegane şey şart: SABIR!