Zemin konusunda endişe etmeye hiç gerek yok.Kazıklar önlem amacıyla çakıldı.Olmasa da olurdu.Oldu, daha güzel oldu.
Haydarpaşa garını bilirsiniz, ufak bir bilgi:
"Otto Rütter ve Helmuth Cuno adlı mimarların hazırladığı projenin temeli 30 Mayıs 1906’da atıldı. Her biri 21 metre uzunluğundaki 1100 ahşap kazık, gürültüleriyle günlerce bütün İstanbul’u inleten buharlı şahmeranlarla denize çakıldı. Bu kazıkların üstüne, Hereke’den getirilen açık pembe granit taşlarıyla temel döşendi. Bina bu kazıklı temelin üstünde yükseldi."

Düşünün deniz üstünde milyonlarca ton ağırlığında bir bina ve 100 yıldır taş gibi ayakta.
Bunun gibi Ortaköy, Dolmabahçe camiileri de deniz üzerine yapılan ve 100 yıldan falzadır ayakta duran yapılar.
Hem de o zamanın kısıtlı teknik imkanlarına rağmen sapasağlam denizin kıyısında.
Yani zemini aslında hiç sağlam değil.10 metre altı su.
Haydarpaşaya 1100 "ahşap" kazık çakılmış.
Bizim stada kaç "beton" kazık çakılmıştı?
Bizim stadın zemini istanbulun en sağlam zeminleirnden birinde.Sadece bir tepe üzerinde olması bizi endişe eden şey.Ama bu fotograflar bence de yanıltıcı .Havadan çekilen fotograflarda çok derin bir uçurum gibi görünüyor.Ama yürünerek inilebilecek-çıkılabilecek derecede bir eğimi olduğuna göre, buna uçurum denmez.hafif bir tepe Aslantepe.
----
Soru:
1.sayfada Murat (Berber) kardeş şöyle yazmış:
"kaba inşaatta kullanılacak beton miktarı toplamda 160.000-170.000 M3 tür ve
şuan 58.000 M3 beton dökülmüştür,..."
Buradan şu sonuca varabilir miyiz?
Şu anda kaba inşaatın 3 te 1'i bitti.
Çünkü 170.000 m3 / 3 = 56.000 m3