Galatasaray’a piyango vurdu
Atletico, Barça’yı ligde yenen ilk takım oldu, biliyorsunuz. La Liga’nın en istikrarsız takımlarından biri, beklenmedik ve büyük bir zafer kazandı. Bu maç sonrası “Galibiyet onların gücünü gösteriyor, kendilerine geldiler ve Galatasaray’ın işi çok zor” diye düşünüyor olabilirsiniz. Ben aynı fikirde değilim. 22 maçta sadece 7 galibiyet almış, 9 kez yenilmiş bir takımdan bahsediyoruz.
Yatırım/başarı oranı en düşük La Liga büyüğünün şirazesini kaydıracak bir galibiyet bu. Başkan, Dünya Şampiyonunu yenmenin ne muhteşem bir şey olduğundan bahsediyor. Oyuncular şampiyon olmuş kadar sevinçli. Flores’in yüzünde inanılmaz bir rahatlama ve mutluluk ifadesi var. Madrid’de değil, kariyerinde onu bu ifadeyle gören yoktur.
Perşembeye kadar Madrid medyası, halkı, taraftarı, üstüne Real taraftarı Atletico Madrid’i sarhoş edip onları maça bu şekilde çıkaracaklar. Madrid’deki bu ruh haliyle Galatasaray tam takım olsa istenen skorla döneceklerinden emin olurdum. Bugünse elde büyük bir avantaj olduğunu biliyorum. Atletico’nun Barça galibiyeti, Galatasaray’ın ilk maç öncesi başına gelebilecek en iyi şeydir.
Atletico hiç kuşkusuz çok iyi bir oyuncu grubuna sahip. Ama takım özellikleri düşük, istikrarları hiç yok. Barça karşısında alınan galibiyet rakibi ezbere bilen iç ezeli rakibin kişilik mücadelesinin sonucu. Ve bu sürdürülebilir bir hal olmanın çok dışındadır.
Anlayacağınız, Galatasaray’a en sıkıntılı zamanında hiç beklemediği bir piyango vurdu.
Eldeki dengesiz kadroyu, tıpkı Atletico’nun Barça’ya yaptığı şekilde maça en iyi şekilde kurgulamayı başarabilirse Rijkaard’ın İspanya’ya dönüşü şahane olabilir.
Rijkaard genel itibarıyla rakibe göre takım yapan bir hoca değil. O yüzden burada oyuncuların kişisel isyanları devreye girmeli.
Yeteri sertlikte bir oyun ve konsantrasyonla Galatasaray oradan istediği skorla dönebilir. Oyun merkezini geride tutup açık alan bırakmayarak bu mümkün...
Mehmet Demirkol(milliyet.com.tr)