-
Siz Kendi Topunuzu Getirin! Bu topla biz oynuyoruz (1. bölüm)
Bizim ülkemizde Devrim denilince genelde insanların kafasında siyasi öngörüler oluşur
Peki Gerçekten Devrim nedir?
"Farklı bir sistem,farklı bir kültür farklı bir anlayış"
Futbolun Teknik Direktörlük anlamında devrimini gerçekleştiren kişi ise henüz 9 yaşında kendisine hediye edilen futbol ayakkabısı ve Ajax forması ile futbola merak sarmış bir mucit
Rinus Michels!
Ondan önce ne Ajax nede Hollanda vardı piyasada.Şu sıralar izlediğiniz Estonya,Andorra’dan farksız,çıktıkları 20-30 maçtan sadece 1-2’sini kazanabilen sıradan bir takımdı
1965 yılında Ajax’ın başına geçtiğinde tüm Hollandalıların gerçekleşmek üzere olan Devrimden habersiz şaşkın ve anlamsız bakışlarından sonra futboculuk döneminde ki akıl Hocası! Jack Reynolds’dan öğrendiklerini uygulamaya başlar
Felsefe bellidir..."Tüm oyuncular birden fazla mevki de oynayabilmeli"
Bu kafa karıştıran laf o zamanlar o kadar anlamsız gelmiştir ki Ajax’ın efsanevi futbolcusu Barry Hulshoff "Hocamızın ne yapmaya çalıştığını anlamakta zorlanıyoruz" demiştir
Michels’e göre Total Futbol bir sistem değil İtalyanların catenaccio’su gibi bir Felsefeydi
Herkes birbirinin yerini alacak,oyuncular saha içinde dönerek oynayacak ve mümkün olduğunca top bizde kalıp rakipler sinirden çıldıracaktı
(http://img0.bloggum.com/upload/lib/img/9063/o/r_3177umsba5vjwt6vzi4m.jpg)
1.Heinz Stuy ,2.Schilcher ,3.Wim Suurbier ,4.Velibor Vasovic ,5.Ruud Krol ,6.Arnie Mühren ,7.Johan Neeskens ,8.Swart ,9.Gerry Mühren ,11.Piet Keizer (Kaptan) ,12.Horst Blankenburg ,13.Barry Hulshoff ,14.Johan Cruyff ,15.Arie Haan ,16.Johnny Rep
Bu efsanevi kadro yıllar sonra gerçekleştirecekleri devrimden habersiz sadece hocalarını anlamaya çalışıyorlardı
Yıllar geçiyor ve bu futbol profesörü düşündüklerini,hayal dünyasını futbolcularına aşılıyor ve Total futbolu deyim yerindeyse "iliklerine kadar hissetmelerini" sağlıyordu
28 mayıs 1969...Yer Santiago Bernabeu...
İtalya’da Torino’nun tüm çabalarına rağmen hegemonyasını ilan etmiş Milan’ın catenaccio’su ile Michels’in Total futbolu karşı karşıya gelmiştir.Kazanan Milan oldu fakat herkes derin ve sessizce ilerleyen devrimin kokusunu almaya balamıştır
2 yıl sonra kazandığı Şampiyon Kulüpler kupası ile Devrim resmen ilan edilmiştir
Bu devrimin gerçekleşmesinde ona en çok yardım eden 2 isim vardır
Johan Neeskens ve Johan Cruyff!
Nitekim Michels’in Barca macerasında 2 sene rötarlı da olsa yanına götürdüğü bu 2 isim Barcelona’ya büyük başarılar kazandıracaktı
74 yılında ise Sarı faresi cruyff ve Komutan Neeskens ile Dünya Kupasını kazanmak için Hollanda Milli takımında buluştular.Herkes Hollanda’nın inanılmaz futblunun sırrını çözmeye çalışırken portakallar kendilerini finalde Federal Almanya karşısında bulur
Tam 80 saniye boyunca topa dokunamayan beckenbauer ve Müller’in Almanyası,bunun sonucunda da Neeskens’in attığı penaltı golü ile 1-0 geriye düşer
Fakat o zamanlar Futbol 11 kişi oynanmakta ve sonucunda Almanya kazanmaktadır
Nitekim Hollanda’nın inanılmaz futboluna karşın Yunanistanvari oyunuyla Almanlar bu deyimi birkez daha gerçekleştirmişti
Michels’in maç sonucu açıklaması ise "Bugün futbol kaybetti" olur
Bu futbol filozofu Kendisine verilen "Yüzyılın Teknik Direktörü" ünvanını da gerçekleştirdiği devrimle sonuna kadar haketmiştir
Yıllar sonra Michels’den öğrendiklerini vasiyeti gibi aklında tutan Cruyff şu açıklamaları yapar
’’Bir forvet olarak gerekli durumlarda sol bekte oynamam istenirse, bir sol bekin tüm yapabildiklerini yapmalıyım. Şu soruların yanıtlarını bilmeliyim: ’Mevkiimi mi korumalıyım?’, ’İnsanların açıklarını kapamaya mı çalışmalıyım?’, ’Birilerini geçmeye çalışmak, sorumlu bir hareket olur mu?’, ’Ya da topu tribüne mi vurmalıyım?’ Ve hücumda Ruud Krol oynuyorsai benim belli görevlerimi biliyor olmalı. ’Topu kovalayacak mı?’, ’Yoksa, biraz daha geri mi gelmeli?’ İşte, bu yüzden herkesin taktik ile ilgili konuşmalarımızı dinlemesi çok önemli. Michels, sağ bek ile ilgili konuşurken sol açığın uykuya dalma hakkı yoktur!’’
Nitekim hocası Michels’in izinden gitiği yolda yalnız değildir
Frank Rijkaard!
Barcelona’ya gelme sebeplerinin başında Cruyff’u gösteriyordu
Gedikten sonra ise Hocasından öğrendiklerini yavaş yavaş uygulamaya başlar.
Antremanlarda Tüm oyuncuları iple birbirine bağlayıp ortada takımın beyni ile birleştiren Frank,Toplu Hucüm Toplu savunma mentalitesini oyuncularının beynine kazır
İlk başlarda küme düşme potasında kalan Barca felsefenin oturmasıyla Hem ligde Hemde Şampiyonlar Liginde fırtınalar estirir ve alınmadık Kupa bırakmaz
O da Hocası gibi bir devrim peşindedir.Hatta bu yolda o kadar kararlıdır ki barcelonadan sonra Milan ve Chelsea’den gelen teklifleri "Benim felsefeme uygun değil" diyerek reddeder
Bir Futbol Filozofu Rinus Michels’in talebeleri şimdi Galatasaray’da ve bir devrime hazırlanıyorlar
Rakipler ne kadar zayıf olursa olsun Son birkaç maçtır inanılmaz bir pas yüzdesi ile oynamamız(Dün ki maçta %75),hucüm oyuncularının alışmadığımız şekilde defansda görülmeleri,oyuncuların teknik heyete duyduğu saygı Derwall’den sonra yeni bir devrimin ayak sesleri gibi
Rinus Michels 2005’de öldü ancak onun öncüsü olduğu devrimin izleri şimdilerde öğrencileri ile Galatasaray’da hissediliyor
(http://img259.imageshack.us/img259/2723/frankmichels.jpg)
Yurdal Ay
-
Bölüm-2: Total Futbol’un tarihi
Önceki yazıda bahsedildiği üzere şuan da başta Barcelona olmak üzere Ajax,Chelsea gibi birçok avrupa kulübünün uygulamaya çalıştığı Total Futbol’un ilk mucidi Rinus Michels demiştik
Total futbol aslında tam bir dizilimi olmamakla birlikte 4-3-3 şeklinde daha kolay uygulandığı düşünülür.Çünkü bu yapıda Felsefenin gereği olan "sahayı enine ve boyuna tam olarak parselleme" ilkesi daha açık ve net benimsenir
Birçok futbol düşünürüne göre aslında Michels’den önce de bu felsefeyi benimseyen bir takım vardı...
Kocsis ve Puskas’lı Macaristan
(http://www.medyaspor.com/Files/Images/16_07_2009_kocsis_puskas.jpg)
50’li yıllarda fırtına gibi esen fakat kupa kazanamayan Macaristan’ın gerçek dizilimi 4-3-3 değil 4-2-4’tür.Ancak başta da dediğimiz gibi Total futbol da dizilimin önemi yoktur.Hele hangi oyuncunun hangi mevkide oynadığının hiç önemi yoktur
Bir diğeri ise Arsenal’in efsane Menajeri Chapmann tarafından ofsayt kuralının değişmesiyle uygulanmaya başlanmıştır.İlk başlarda WM sistemi ile başlayan bu dizilim daha sonra yerini 4-2-4’e bırakır
Zamanla günümüz futbolunda olduğu gibi, ortasahaların kıymeti arttıkça 2’li olan ortasaha 3’lü hale döner ve Total futbolun baştacı "pas sirkülasyonu" daha garanti altına alınmış olur
Chapmann’dan esinlenen Sir Alf Ramsey’li İpswich Town benzer sistemle 3. Lig’den 2. Lig’e yükseldi. Ertesi sene 1. Lig’e yükseldi. Ertesi sene 1. Lig şampiyonu oldu ve ertesi sene Şampiyon Kulüpler Kupası’nı kazandı. 3. Lig’den aldığı bir takımı zirveye taşıdığı için İngiliz Milli Takımı’nın başına getirildi
30 Temmuz 1966...Yer Webley Stadı
İngilizler Ramsey yönetiminde Dünya Kupası Finalinde Batı Almanya ile karşılaşır.Uzatmalara giden maçta Ramsey’in İngiltere’si kendi evlerinde düzenlenen dünya kupasında Kupaya uzanmıştı
(http://news.bbc.co.uk/olmedia/325000/images/_329537_top.jpg)
Bu İngilizlerin Tarihte aldıkları ilk ve tek Dünya kupası olacaktır
Yani İngilizlerde Total Futbolun ekmeğini yemiştir...
Bu felsefenin ekmeğini yiyen her ülke/takım’ın uyması gereken tek Kural vardır...Disiplin
Michels,disiplin konusunda asla taviz vermez ve "savaş" olarak gördüğü futbolda kazanabilmek için herşeyi mübah sayardı
Öyleki;Ajax takımındaki ilk yıllarında hava toplarından nefret Swart sonraki yıllarda takımının hava sahasına giriş izni vermeyen bir Kuleye dönüşecektir
Bu sistemi ülkemizde uygulamaya çalışan nadir Teknik adamlardan birisi ise Ersun Yanal’dır.Pas anlayışını eksik kursada 2002 senesinde Gençlerbirliği takımının kondisyon ve sahaya yayılımı ile göz doldurduğu hatırlanmaktadır.
2003 yılında Bjk ile oynadığı Türkiye Kupası maçını 4-3 kazandıktan sonra eski hakemlerden Erman Toroğlu’nun yorumu şu şekildedir...
"gençlerbirliği defansını sayıyorum 10 kişi, ortasahayı sayıyorum 10 kişi, forvet hattını sayıyorum 8 kişi, e futbol takımı 11 kişi degil mi?"
Ancak ilerleyen haftalarda kondisyonu düşen oyuncular,gerek sahaya dağılım gerekse pas sirkülasyonunu sağlayamayıp düşüşe geçer...
Pas Sirkülasyonunun temeli ise takım arkadaşınızın bir sonraki hamlesini ezbere bilip ona göre sahaya dağılmak
Belki de Rijkaard’ın barcelonasının sezonun ilk devresinde küme düşmemeye oynamasının sebebi de, Kondisyonun ayarlanması ve oyuncuların birbirlerinin bir sonraki hareketlerini ezberlemeleri ile oturacak sistemin biraz zaman almasıydı...
Şimdilik bu kadar:)
Yarın maçtan sonra "Barcelona-Rijkaard-Galatasaray" konusu ve görüntülü yorumlarla devam edeceğiz
Zaman ayırıp okuyan,yorumlayan herkese Saygılar,Sevgiler...
Yurdal AY
-
Bölüm-3 "Barcelona-Rijkaard-Galatasaray"
2.Bölüm içerisinde Rijkaard Barcelona’da iken takımın düşüşünün sebeplerinden bahsetmiştik.Yine kıaca özetlersek bunun nedenleri;
Kondisyon yetersizliği,Alışma süreci ve Sistemin farklılığı
Dikkatle inceleyecek olursak,Total Futbol’u benimseyen ve başarılı olan takımaların altyapılarına verdikleri önem hepimizin dikkatini çekmiştir
Barcelona,Ajax,Porto...Ve daha nicesi
Çünkü bu sistem öyle 1-2 ayda aşılanacak kadar kolay değil.En başta oyuncuların saha yerleşimi ve pas organizasyonları,kademe anlayışı gibi nitelikleri önceden öğrenmesi gerek
Nitekim Barcelona’nın ilk kadrosuna baktığımızda;
Ronaldinho,Guily,Marquez ve bir nebzede olsa Deco’nun sisteme yabancılık çektikleri ve alışma sürecinin buna bağlı olarak uzadığını görebiliriz
Şimdiki kadroya bakacak olursak;
Messi,İniesta,Pique gibi altyapıdan çıkan oyuncular ile böyle bir sorun yşamadıkları aşikar
İşte bu sebepledir ki Altyapımıza da Hollanda Ekolü(Total Futbol) getirilmeye çalışılıyor
Şimdi birazda Barcelona takımını inceleyerek eksiklerimizi gözlemleyelim(Resimlerin bazıları Spox’dan alıntıdır)
(http://1.bp.blogspot.com/_aKiyFkrjYKc/Sd1lw_l6ZDI/AAAAAAAAFSk/8SKHUA6ZzaU/s400/go 1.jpg)
İlk resimde Barca’nın sahaya dağılımını görmekteyiz.Tandem olarak adlandırılan 2 stoper en geride,Defansif Önlibero Emniyet amaçlı hemen önlerinde,2 sağbek ise olabildiğince açılmış durumda.Bu hem dağılım hem oyunun her alanını kullanmaya yardımcı,hemde stoperlerin topla daha rahat çıkarak Önlibero üzerinden 2 Ortasaha(Xavi-İniesta) ile kolayca birleşmelerini sağlayacaktır.Öndeki ikilinin Top almak için ne kadar yakın oynadıklarına Dikkat!
Talinn maçında sahaya yayılımımıza bakarsak;
(http://img17.imageshack.us/img17/1218/gs002537003859.jpg)
Bekler mümkün olduğunca açılmış ve Stoperler en geriden olabildiğince tek pasla çıkmaya çalışıyor.Görünüşte bir sorun yok gibi ancak Topla buluşan Ayhan’dan pas alması gereken Arda şuan ekranda yok.Çünkü Arda geçen seneden kalma alışkanlıkla Forvetin hemen Arkasında Sol çizgiye yakın bir yerde pas bekliyor.Yani çift sol açıkla oynuyormuşuz gibi.Olması gereken yer ise Orta yuvarlağın rakip ucu.En gerideki Talinn’linin olduğu yer
Aşşağıda olduğu gibi
(http://3.bp.blogspot.com/_aKiyFkrjYKc/Sd1lw7uEP1I/AAAAAAAAFSU/K2-FEx2go5k/s400/go 3.jpg)
Barcelona için "Pas" kelimesinin ne kadar önemli olduğunu açıklamaya gerek yok sanırım.Esas mentalite saha içinde 3’genler kurarak hızlı ve tek paslarla topu tehlike alanına taşımaktır
Bunu ne kadar iyi yaptklarını aşşağıdaki linkte görebiliriz
Üçgenlere Dikkat! (http://www.youtube.com/watch?v=MQLVKD-6hYE#normal)
Defanstan ileri alana taşınan top,Hedef santraforun da geri gelmesi ile dikine oyuna veya atağın kanatlara taşınmasını sağlayacaktır
(http://1.bp.blogspot.com/_aKiyFkrjYKc/Sd1rwIYN8CI/AAAAAAAAFS8/1MB71_2BCis/s400/33.jpg)
(http://1.bp.blogspot.com/_aKiyFkrjYKc/Sd1rv0Uuu2I/AAAAAAAAFS0/YlezlB2EsY8/s400/34.jpg)
veya bizdeki Hali ile Baros’un Kanatlara gelip Arda-Ayhan(Elano) ikilisinin içeri katetmesini kolaylaştırır
(http://img18.imageshack.us/img18/7653/gs011082005927.jpg)
En önemli konu ise Üçgenler.Defanstan başlayıp(Stoper-Stoper-Önlibero) ileri doğru giden(Önlibero-Ortasaha-Ortasaha) daha sonra kanattaki oyuncular ve Forvet ile giderek artmaktadır
(http://3.bp.blogspot.com/_aKiyFkrjYKc/Sd1uq4UYSiI/AAAAAAAAFTk/45HSCO1uSYI/s400/07.jpg)
(http://4.bp.blogspot.com/_aKiyFkrjYKc/Sd1uzH_IjJI/AAAAAAAAFUU/6eQRiYDZ6I0/s400/o1.jpg)
Tabiki forvetin boşalttığı alanlara da Ortasaha ve ikinci forvetlerden koşular olacaktır
(http://2.bp.blogspot.com/_aKiyFkrjYKc/Sd1uzPRO0YI/AAAAAAAAFUM/yka952nolLI/s400/o2.jpg)
Burda da Baros’un boşalttığı alana Arda’nın koşu yaptığı gibi.Nitekim pozisyon da Keita’nın golüyle sonuçlanmıştır
(http://img269.imageshack.us/img269/6271/gs005178011343.jpg)
Peki rakip kapanırsa???
(http://2.bp.blogspot.com/_aKiyFkrjYKc/Sd1uzCMyMyI/AAAAAAAAFT8/2TgxU5Gg_1E/s400/o4.jpg)
Burda ise tüm oyuncular defans arasında sıkışmış ve katı bir savunma uygulanıyor.Ortasahadaki ikiliden birinin yapması gereken ise...
(http://1.bp.blogspot.com/_aKiyFkrjYKc/Sd1uq7qSOzI/AAAAAAAAFT0/2SV_4ONUy44/s400/o5.jpg)
Top defanstan çıkan veya 2. ortasaha olarak atağa katılan oyuncuya aktarılır ve rakibin etkili defansı esnetilerek oyuna genişlik kazandırılır
Ve tabiki dönerek oynamak...Michels’in bahsettiği "Her oyuncu her mevkide oynayabilmelidir" sözünün dayandığı nokta
(http://img263.imageshack.us/img263/9715/gs020677012040.jpg)
ve bunu en güzel uygulamamız:)
Arda’nın korner çizgisine çekilmesiyle ve onun boşalttığı alana Kewell’ın koşusu...Sonuç?))Gollll
Defansif olarak Hucüm oyuncularının yükümlülüklerine bakacak olursak...
(http://4.bp.blogspot.com/_aKiyFkrjYKc/Sd13bIZ4NcI/AAAAAAAAFUs/6lclqZ8vlOQ/s400/d2.jpg)
Top rakip bekte iken Kanat oyuncusu baskıya gelir.Burda önemli olan ise hedef santrafor’un yeri.Topu geri veya yana oynamaya karşı defans ile önlibero arasında
(http://1.bp.blogspot.com/_aKiyFkrjYKc/Sd13bGHFQNI/AAAAAAAAFUk/jlXYLb3lDGk/s400/d3.jpg)
Top çizgiye paralel oynanır(Mecburiyetten) ve sonuç...
(http://2.bp.blogspot.com/_aKiyFkrjYKc/Sd13bL8iPuI/AAAAAAAAFUc/XeNtei21QIE/s400/d4.jpg)
Olgunlaşmadan bitmiş bir atak daha...
Rijkaard Barcelonasını hatırlarsak,Sağda herkesi deli eden Oleguer ısrarı Sol kanattaki Silvinho ve Giovanni gibi hucümcu beklerin ileri çıkışlarında geride stoperlerle ve Önlibero ile defansı 4’lemektir
Çünkü o zamanki Barca’nın esas atak yönü Ronaldinho’nun olduğu sol kanattır
Şimdi ise Messi ile sol kanat ağırlıklı hucüm gerçekleştirdiklerinden arkasında D.Alves gibi hucümcu bir bek ve ters kanatta daha defansif Abidal
Yani bir nevi Hucüm ağırlıklı bölgenin tersi defansif olarak kapatılmalı
Bizde ise Hakan Balta’nın yeri garanti olduğundan ters kanatta daha seri ve ofansif bir bek olan Sabri’nin oynaması kaçınılmaz oluyor.Alpaslan ve Volkan’ın yetersiz görülmesi,Uğur’un Sabri’nin yerini (Şimdilik) alamaması da bu sisteme dayanmaktadır
Yani aslında 4’lü değil 3’lü savunma ve serbest bir bek ile oynanmaktadır.Bu sistemin Chelsea maçında nasıl uygulandığına bakacak olursak;
(http://i734.photobucket.com/albums/ww346/Ramziblog/Slide2.gif)
Derin defans çizgisi,Ortasahada üçgenlerle kurulan pas sirkülasyonu ve İlerde pres ile birlikte Baskı...
Sözün özü;
Anlatması ve Okuması bile bu kadar zaman alan bir sistemin altyapıda bu felsefeyi yemeden uygulamaya çalışan oyuncularla zaman alıp bazen tökezlemelere neden olabilir
Bize düşen ise bu Devrim niteliğindeki adımın sonuna kadar arkasında durmaktır
Okuyan,Yorumlayan,Beğenen Beğenmeyen herkese;
Sevgiler Saygılar...
Yurdal Ay
-
müthiş bi çalışma...iftardan önce tavla atim vakit geçirim diodum..harika olmuş...emeğinize sağlık
-
Bu yazi dizisini ultrAslan forumundan Yurdal kardesimiz hazirladi. Kendisi henüz 22 yasinda. Gazetelerde boyboy yazi yazan sözüm ona futbol yazarlarindan cok daha iyi bir yazi. Böyle yazilar buldukca sizlerle de paylasacagim bundan sonra.
-
Bu yazi dizisini ultrAslan forumundan Yurdal kardesimiz hazirladi. Kendisi henüz 22 yasinda. Gazetelerde boyboy yazi yazan sözüm ona futbol yazarlarindan cok daha iyi bir yazi. Böyle yazilar buldukca sizlerle de paylasacagim bundan sonra.
resimleri felan kendimi bulup işaretlemiş...ne çalışma...helal vallahi....şu 22 yaşındaki yiğidin yaptığı şu çalışmayı hayatında ağzından köpükler çıka çıka o gitsin bu gelsin o adam diil bu hoca değil diyen sözde futbol ulemaları yapmışmı acaba...........
GURUR DUYDUM
-
Harika bir çalışma Keyifle okuyorum :)
-
ben bi okudum bi daha okuyorum...ah be ah..şu rejkardı bi 3 5 sene tutabilsek bu bilgileri alt yapıya aktarsa...
türkiyede bu işi sisteme döken klup işi götürür söyliim...türkiyenin en iyi alt yapısı biziz ve malesef yeterli değil...sürekli hoca sürekli sistem değişmesi....umarım bu bilgileri rejkard bi şekilde alt yapıyada aşılıyodur
-
Evet, gerçekten şahane bir yazı... bu bilgilendirici yazı için teşekkür ediyorum.
Bizim takımımız ile Barca'nın oyunu arasında Arda-->Messi, Baros-->Etoo, benzerliği hemen göze çarpıyor. Orta alanda Barcelona'nın uyumunu henüz yakalayabilmiş değiliz. Orta ikili ile ileri uç oyuncuları arasındaki pas alış-verişi tam olarak sağlanamıyor. Hücumcular pas alıyor ama, her aldıkları pasla kaleye gitmeleri gerekmediğini düşünemedikleri için, sıkıştıklarında topu orta alana geri göndermeyi, böylece oynun sahanın boş kalan tarafına yönlenmesini pek yapmıyorlar. Tabi bu tür hareketler çok sabırlı olmayı gerektirir.
Bu tür oyunda anahtar SABIRdır. Yukarıdaki videoda dikkat ettiğim iki şey var: 1-Kimse pres karşısında panik yapmıyor, çünkü pas atabilecekleri birini bulabileceklerini biliyorlar 2-Anormal yetenekli Messi dışındaki hücumcular asla iki adamın (bir karşılayan, bir de kademe) üzerine topla gitmiyor. Ceza sahasına kadar gelmiş olsa bile, bu tür durumlarda başarı olasılığının düşüklüğünü aklından çıkarmıyor ve daha kolayı yapıp uygun durumdaki birine pas atıyor. Taa ki uygun boşluğu bulana dek...
Özellikle Sabri gibi sahada ne yaptığının farkında olmayan ve aşırı adrenalinle oynayan futbolcular için bu tür bir oyun oynamak çok zor. Nitekim Sabri, enerjisine rağmen, takımımızın oyununu en çok bozan futbolcumuz. Bu futbola, bence Mustafa Sarp çok iyi adapte oldu. Şu ana kadar takımın hızlı yön değiştiren futbolunda Mustafa'nın (daha az oyun görüşüne sahip olsa da) Xavi benzeri oyununun büyük katkısı var. Mustafa'yı daha çok savunmadaki başarıları ile ön plana çıkarmak anlaşılır olsa da, asıl katkısının savunmadaki boşlukları doldurmasından çok, top bizdeyken sürekli olarak takım arkadaşının kolay pas atabileceği yere koşması ve topu alınca da hızla boş alana aktarması olduğunu düşünüyorum. Zaten Barca'nın oynadığı türden bir futbol, hızla gelen topun tek hamlede kontrolü ve yerden isabetli-sert pas atabilmek dışında çok üstün becerileri olmayan futbolcularla da oynanabilir (tabi ki bu şekilde Barca seviyesine çıkılamaz, o ayrı). Barcelona'daki futbolculara bakınca, etkin oyunlarının kaynağının, Messi gibi çok kolay adam geçmeleri değil, Xavi gibi oyunun akışını ve rakibin yapacağı hamleyi çok iyi kavrayan oyuncular olmaları olduğunu görüyorum.
Bu konuda bir büyük eksiğimiz de servet'in kafa yapısı. Alengirli işler yapmaya çalışmaktan bir türlü vazgeçmiyor. Keita'nın, Xavi'nin yapmaya kalkmadığı işi (peş peşe adam geçme) yapmaya, sahanın bir ucundan diğer ucuna ustalık gerektiren paslar atmaya çalışıyor. Takım tam pas rezonansına geçmişken, top ona geliyor; bir tepikle o ana kadar gerçekleştirilen yardımlaşmayı, pas alış-verişini heba ediyor, topun peşinden koşmaktan başı dönen rakibe nefes aldırıyor. Bu konuda Gökhan'ı çok daha ne yaptığını bilir ve takımın oynama şekline uyum sağlamaya çalışır buluyorum. Mümkün olduğunca kısa pas atıyor, topu orta alan oyuncularına risksiz paslarla iletiyor.
Tabii ki Barca gibi defansta müthiş özgüvenle üçgenler kurup rakibe göstere göstere oradan topu çıkaracak seviyeye erişmemiz bu defansımızla (en azından kısa vadede) pek mümkün değil. Bu yüzden, defansımıza iki forvetle baskı yapan ve forvetlere ilk topta basan savunmacıları olan takımların bizi zorlaması olasıdır. Yine de bu tür bir oyun oynamayı sürdürürsek, yalnızca çok iyi organize olmuş, sahanın tamamına dengeli ve etkin pres yapabilen takımlar bizi fena durumlara sokabilir.
-
gerçekten 10 nuamra bir yazı olmuş
total futbolun en ucundan başlayarak günümüze kadar uygulayan kişileri ve takımları gördük.
ayrıca nasıl uygulandığıda karışık gözükse bile insan anlamaya çalışınca çok basit oluyor.
çok bilgilendirici olmuş. ellerinize sağlık..
-
Bu sene öyle rakibi darmadağan eden bir takım beklemiyorum.. bu sene sadece sabır gösteriyorum
Seneye oturmuş ne yapmak istediğini bilen bir takım olacağız
bu sene en zayıf noktalarımızı göreceğiz transferlerimizde Rijkaardın oyun sistemini daha önce yaşamış oyuncular olacaktır. Stoper sağ bek nonda ve bir süper star ile başkanında dediği geleceğin 10 senesi önümüze çıkacak
-
Elano arda elano arda elano arda (http://www.youtube.com/watch?v=Wt12DhhSZRc#normal)
-
ben bi okudum bi daha okuyorum...ah be ah..şu rejkardı bi 3 5 sene tutabilsek bu bilgileri alt yapıya aktarsa...
türkiyede bu işi sisteme döken klup işi götürür söyliim...türkiyenin en iyi alt yapısı biziz ve malesef yeterli değil...sürekli hoca sürekli sistem değişmesi....umarım bu bilgileri rejkard bi şekilde alt yapıyada aşılıyodur
sence 2 yıllık mı geldi rijkaard :)
milana gitmeyen rijkaard Galatatasaraya geldi.. neden.. onun istedikleri bizde var bizim istediklerimiz onda var.. Galatasaray ile tarih yazmak istiyor rijkaard.. barcelonadaki başarısını kabul etmeyenlere kendini ispat etmek istiyor..
arkadaşın hazırladığı muhteşem çalışmadan dolayı bende teşekkür etmek isterim... adeta ders verdi bizlere.. atlamadan okudum..
-
son derece çok keyifli bir yazı, okuması heyecan verici. bazı medya kuruluşlarına duyurular yazı nasıl yazılır öğrenilir. uA 'dan sevgili yurdal ay' a bu güzel çalışması için teşekkürlerimi sunarım. yerinde yapmış olduğu tespitlerle sözde köşe yazarlarına adeta taş çıkarıyor.
bu yazı diziside bizim içimizdeki taraftar devriminin yapılandırılmaya başlandığının bir kanıtı olsa gerek. :iyi:
-
yazı gerçekten mükemmel.
bu sistem zeka ve becerinin ürünüdür.
sistem oturdukça denilen hep odur ki bizi kimse tutamaz.
emeği geçen herkesi tebrik ederim.
-
hakikaet okurken insan sürükleyici bir polisiye roman okur gibi koltuğuna çivileniyor ellerine sağlık kardeşim (yaşımız aynı olduğundan) herkesin dediğini tekrarlıyorum ama cidden hiç beklemediğimiz gibi bekleyip hiç sabretmediğimiz gibi sabredicez sabrın sonu selamettir die boşa dememişler şu yazıyı okuduktan sonra gözümden film şeridi gibi geçti galatasarayımızın avrupa kupasıyla yurda dönüşü atatürk hava limanı ve o üstü açık otobüsle istiklal caddesindeki çılgınlar gibi zafer sarhoşluğumuz.... sıkı dur avrupa korktuğun ismini duyunca titrediğin çılgın türkler geri geliyo ama sende biraz sabrediceksin... saygılar
-
tebrikler kardeşim süper bir analiz yapmışsın gerçekten çok keyifle okudum inşallah gün gelir bu analizlerin meyvalarını toplayıp avrupada yine fırtına gibi eseceğiz.Yine dostun,düşmanın alkış tuttuğu günlere hep beraber şahit olacağız
-
İsmail abi konuyu buraya taşımış
Bende güzel yorumlar için bir teşekkür edeyim dedim
Beğenen,Okuyan,Yorumlayan herkese Teşekkürler...
-
İsmail abi konuyu buraya taşımış
Bende güzel yorumlar için bir teşekkür edeyim dedim
Beğenen,Okuyan,Yorumlayan herekese Teşekkürler...
tebrikler renkdaş harikasın !
-
vallahi helal olsun arkadaşımıza, ne anlatmak istediğini bu kadar güzel ve bir o kadar da anlaşılır biçimde üstelik etkileyici yazı.Çok teşekkürler YURDAL AY.Emeğine,ellerine ve aklına allah afiyet versin arkadaşım...
NE MUTLU BİZE
-
vay anasını beee yorumumu yazayım da okurum birazdan...tebrikler abim çok güzel olmuş ellerine saplık
-
Türkiye'nin, Barcelona'sı olacağız... :)
-
Türkiye'nin, Barcelona'sı olacağız... :)
Türkiyenin Galatasaray'ı olalım. bize yakışanı oynayalım o yeter. biz biz olalım. başkasına gerek yok :turk:
:GSbayrak:
-
Galatasaray Bordeaux Arda Lincoln Baros Müthiş Paslaşma (http://www.youtube.com/watch?v=AI0iNkzO3E8#normal)
Aslında bizde bu alt yapı var.Bu sistem için uykun bir takımız.Bu tip hareketleri her maç görürüz inşallah.
-
yanlız bişey sorucam benim bildiğim kadarıyla Caner hücumcu bi bek. Öbür kanatta da sabri oynuyodu Kasımpaşa maçında bu iş nası olucak?
-
Türkiye'nin, Barcelona'sı olacağız... :)
:yalvar: :yalvar:
-
Türkiyenin Galatasaray'ı olalım. bize yakışanı oynayalım o yeter. biz biz olalım. başkasına gerek yok :turk:
:GSbayrak:
helal
:GSbayrak:
-
gerçekten çok güzel bir yazı. yazan arkadaşın ellerine sağlık.
İnşallah bu sisteme uygun oyuncuları transfer edip bu sistemi çok daha iyi bir şekilde uygularız. :)
-
harika bir çalışma. tvde hergün konuşmak için konuşan embeslerin bu çalışmayı (yazı değil çalışma) okumasını ve içlerinden ne geçireceklerini öğrenmeyi çok isterim gerçekten. devrim devrim diye ağızda gevelenen şeyin ne olduğunu çok güzel anlatmış renktaşım. iyiki galatasaraylısın diyorum canı yürekten. benim devrim denen şey konusunda tek bildiğim altyapının da as takımın sistemiyle oynaması ve böylece altyapıdan gelen oyuncuların sistemi ezberlemiş şekilde as takıma direkt adapte olmasıydı. zevk aldım ve gerçekten bilgilendim bu çalışmayla.
-
ismail beyin çok eski yazısı bu :D