Herkesin bir endişesi var. Belkide hepimiz en mükemmelini istiyoruz. Olmuşken tam olsun diyoruz.
Ama benim için koltuğun açısının, kalitesinin, tipinin, çatının, boyanın, kaplamanın, ışıklandırmanın zerre kadar önemi yok.
15 yıldır çok büyük hayallerle yeni stadımızı bekledim. En ufacık dedikodu da bile sevinçten havalara uçuyordum. Süren dönemindeki çakma maketlerin fotoğraflarına saatlerce bakıyordum.
Şimdi tüm bu hayaller gerçeğe dönüştü. Koltuk kötü oldu, çatı bitmedi umurumda değil. Yeter ki şu stadı teslim etsinler bize. 50 kuruşa bir gazete alırım. Yarısını altıma yarısını başıma koyar izlerim maçımı.
Zaten kullanılacak malzeme ne olursa olsun, beton hariç kısım 5 ila 10 sene içerisinde eskimeden, kırılmadan, yıpranmadan dolayı tamamen değişecektir. 5 yıl sonra istediğin koltuk tasarımını, istediğin ışıklandırmayı, istediğin modifikasyonu yapabilirsin.
İş bizde bitecek. Eğer bu stadı doldurabilirsek, kulübümüzün kasası dolacağından dolayı artık gerçekten bir dünya kulübü olacağız. İtalyan, ispanyol, ingiliz takımlarıyla gerçek manada rekabet edebileceğiz.
Umarım beşiktaşta en kısa zamanda stat işini halleder ve oda gelirlerini arttırır. Böylece ligimiz gerçekten sınıf atlar ve avrupa temposuna ayak uyduramayan 2. sınıf yıldızlar yerine, gerçek dünya yıldızlarını sahalarımızda görürüz...