Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan bazı arkadaşaları aydınlatalım o zaman. Cebinde 50 milyon dolar olan her adam bu ihaleye girer ve engellenmemesi durumunda rahatlıkla bu inşaat işinin üstesinden gelebilirdi. Oncelelike burada çoooook büyük bir oyun oynanıyor onu bir knara not edelim. Buyükbaşların, gözü mecidiyeköyde olan bazı grupların bu işin bu noktaya gelmesinde çok büyük bir suçu var deyip lafımız başlayalım Büyük başlar niye baştan bu işe girmediler de şimdi talip oluyorlar denebilir. Cevap çok basit. Mecidiyeköyde yapılacak projenin hem stadyumun maliyetini hem tokinin istediği payı - ki stadyum maliyeti de düşünüldüğünde aslında Talu'nun verdiği yüksek bir paydır - hem de kar olarak inşaatı yapacak kişinin eline bir miktar para bırakması gerekiyor ki kişi bu işe talip olabilsin. Düşünüldüğünde bu işin çok da rantable olmayacağı görmemek için bir nevi kör olmak lazım. Zira gelir gider oranında daki kazanç payı düşük kalacağı için büyükbaşlar bu işten başlangıçta uzak durdular. Şimdi dikkat ettiyseniz yeni ihale davet usulu yapılacak diye ortalıkta laflar dönüyor. İnşaat sektöründe olanlar iyi bilir. Bu bir nevi ben bunu birine peşkeş çekicem demenin başka bir yoludur. Muhtemelen TOKI - ki süreç öyle gelişirse bunu görüceksiniz - karından büyük bir fedakarlık edip, ismi iktidar ile birlikte anlan bir gruba bunu vericek bundan en ufak bir şüphem dahi yok. Bunun için ne yapıldı peki, çok kolay bir kere özel banklardan hiçbiri günmüz koşullarında böyle bir krediyi vermez. Talu'nun gidebileceği tek yer devlet bankalarıydı. Yurtdışı yırtdışı deniliyorda hikaye o. Bu kaynağı Türkiye dışında bir yer de bulması çok zor. Arapların garantörlüğü lazım onlarda ellerini taşın altına sokmayacakları için. Sonuç ortada. Bayraktar istediği kadar kendini savunsun, bu kredi işi bi telefona bakardı, bu sürecin nasıl işlediğini bilenler bana bu konuda hak vereceklerdir. Sonuç olarak Talu terkedildi, aslında doğru yaptığı hesap Bağdat'tan dönmüştür demek de mümkün. Çok büyük bir olasılıkla karını çok düşük tutup bu işe girmişti. Ama malum güçler engel oldular. Şimdi sürecin onun ve Galatasarayın - pek çok arkadaşın öngöremediği şeydir bu - lehine işleyip işlmeyeceği ortaklarını razı edip edemesine bağlı. Çok büyük bir olaıkla hissesinden fedakarlık etmek zorunda kalıcak. Zira köşeye sıkışmış durumda. Arapların bu fırastı kaçıracağını düşünmüyorum. Güzel günler bii bekliyor. Kısaca özetlemeye çalıştım. Umarım aydınlatabilmişmdir. Saygılarımla....
şantiyenin dışında olup bitenleri kör ve sağır olarak takip etmeye çalıştım hep, olayın çıkmaza geleceğini (hele Galatasaray Stayum yapacak diye düşündüğümüzde) bunu kestirmemek zor olmasa gerek,
şimdi herkes diyorya biz demiştik, ee bende 10 ay önce demiştim bu iş günü geleceğinde duracak diye (3000 küsür mesajın içinde gelde onu ara bul

)
dalmayayım diyorum şantiyenin dışına çünkü tartışamıyoruz ve doğal olarak insanın keyfi kaçıyor,
bayraktar ne güzel söylemişti zamanın da "toki stadyum inşaatından ne anlar" diye
bugün ben yaparım diyorum
param var diyor toki, toki şantiyeleri kan ağlıyor tabi bayraktara göre suçlu beceriksiz müteahitler
şu %100 garanti işide bir evraktan ibarettir, çuval dolusu paraya sayacak değil ya,
ortaklar ile ilgili düşünülen bellirlenmiş gibi, %19 luk hisse artımı (imzaya dönermi bilemem)
yabancı banka işine gelince, arap ortağın çapı belli.... burda bir çizgi var, ama ne
üç gün önce yardımcısı zarfladı bugünde kendisi, küçük bir Ali cengiz ile x firma giremez diyerekten komik bir ifade,
Talu nun kabiliyet özürlülüğü ayrı bir mevzu ama Devlet memuru bir şahsın ayıbı da çok ayrı bir konu,
yazılası çok detay var... ama önemi yok..