Yönetimin ne yaptığını anlamak mümkün değil. Koskoca GS takımı bir iki futbolcuyla (ARDA-SERVET) cemaatci futbolcu eskilerinin (Hakan Ünsal-Hakan Şükür) çabaları ve yönetimin saçmalıkları yüzünden tamamen dibe çöktü. Servet ve Arda GS yönetiminin takım içerisindeki maşalarıdır. neden mi? Servet efendi her ortamda açık bir dille hocasını eleştiriyor. eleştirilemez mi? tabiki herkes ve hersey eleştirilebilir ancak kendisini oynatmadığı gerekçesiyle hocasına zarar vermek icin milyonlarca taraftarı olan bir futbol takımının başarısız olması pahasına bunu yapmak herşeyden önce yediğin ekmeğe saygısızlık, taraftara ihanettir. Son maçta Servet'in önünden gecen topları nasılda görmezden geldiğini hep beraber gördük. Arda Turan, genç yaşında GS takımına kaptan olmuş ama bunu hak ettiğini söyleyebilir miyiz? takımda adam ayırdığını, Dos Santos, elano gibi oyunculara müsait oldukları pozisyonlarda dahi pas atmaktan imtina ettiğini hepimiz biliyoruz. Arda iyi GS'li diyoruz ama kendisine oynadığını en belirgin şekilde milli maçlardaki performansından anlayabiliyoruz. Arda milli maçlarda uluslararası kamuoyunda daha fazla göz önünde olduğu için farklı bir konsantrasyonla oynuyor. tabiki ulusal takımda iyi oynasın bir diyeceğimiz yok E peki nerede Galatasaraylılık?
Hakan Sükür ve Ünsal Efendiler; her fırsatta kuyruk acılarından dolayı GS'ye verip veriştirdiler. hep bel altından vurdular. Kendilerini futbolu bırakmaya yönelten GS yönetimine karşı bir duruşları olabilir ancak koca kulüp sadece Adnan Polat ve yönetiminden ibaret değil, GS'de yıllardır süren gelenek nedir? Kol kırılır yen içinde kalır değil miydi? Yok öyle değilmiş demekki kuyruk acısını her ne pahasına olursa olsun öç alarak azaltmak gerekiyordu değil mi Hakan Efendiler... Eski futbolcuların GS'ya yapmış oldukları hizmetlere söyleyecek sözümüz yok tabiki ama Hakan Şükür ne kadar eski ve değerliyse Gökmen Özdenak, Turgay Şeren, George Hagi, Cevad Prekazi ...vs.vs de aynı ölçüde eski ve değerli değil mi? Bu aralar GS yönetimi Hakan Ş. yi takıma menajer olarak monte etmek istiyor. GS yönetiminin bu hamlesi kendileri açısından stratejik bir önem arzediyor. 1. si hükümetle yakın ilişkileri olan ve belli bir cemaate yakınlığıyla bilinen Hakan'a yer vererek GS hükümete yakınlığını arttırmaya çalışıyor. Malum özellikle stad yapımında mevcut hükümetle önemli ilişkiler kurdular. 2. si sürekli olarak gerek gazete ve gerekse tv ekranlarında galatasarayı eleştiri bombardımanına tutan Hakan'ı bu şekilde susturmak ve aynı zamanda başarısız olduğu takdirde "...eleştiriyordun ama al işte seni de getirdik ama bu işlerin öyle kolay olmadığını gör.." şeklinde değerlendiriliyor olabilir.
Tüm bu girift ilişkiler içerisinde olan aslında Rijkaard'a oldu diyebiliriz. GS'ye gelmeden önce belli bir kariyeri olan Hollandalı muhtemelen GS'den sonra Avrupa'nın önemli klüplerinden birinin başına geçecek ve orada da başarılı olması sürpriz olmaz. örnekleri bolca olan (Hiddink, Del Bosque.. gibi) bu durum karşısında Rijkaard en fazla 1-2 yılını kaybetmiş oldu. Rijkaard'ın kariyerini yeniden zirveye taşımak adına daha bolca vakti var. şansı yaver giderse bunu da başaracak futbol bilgisi ve tecrübesine de fazlasıyla sahip. Peki ya GS yaşadığı bu travmaları ne kadar sürede atlatır dersiniz? unutmayalım ki takım 14 yıl şampiyon olamama deneyimine de sahip, ancak 14 sene şampiyon olamadığı dönemlerde dahi böylesine kötü yönetildiğini düşünmüyorum. kısaca takımımızın böylesine kötü bir duruma düşmesinin en önemli nedeni yönetimin basiretsizliği, güçlü bir yönetim bahsettiğimiz sorunların hepsinin üstesinden gelebilmeliydi.