Sen ki 7 düvele meydan okuyup, Haarlem’’in sokaklarından Hollanda’nın ve dünyanın zirvesine çıkmış bir "Siyah"sın…
Sen ki, Milan’da İsa-Cebrail-Meryem üçlüsü gibi anılan Van Basten-Gullit-Rijkaard üçlemesinin en önemli satranç taşıydın…
Ne işin var be kardeşim Türk ormanlarının karanlık dehlizlerinde…
Bizi bizimle berrak giderken…
Yok başka şey istemem ayrılırken…
Biz bu memleketin spor koridorlarında 25 yıldır yomunu arayan kobaylarız…
Bir bakarsın Hiddink, bir bakarsın Terim…
Gerisi Allah Kerim…
Allah Kerim demişken…
Şey biz biraz duygusal milletiz be Rijkaard…
Sen bir devrim için geldin…
Senin Hollanda’nın lalelerinin, Türkiye’de sadece suni biçimde İstanbul sokaklarını süslediğini bilemedim…
Bu milletin Lale Devri’yle battığını okumadın…
Sarı Kırmızılı lalelerin süslediği “SÜSLÜ BAHÇEDE”, 105 yaşındaki makyajsız olduğu için sert koltuklarda oturtulan güzeller güzeli Fatma Nine’nin tribündeki rezil edilişini görmedin…
Sen ki, bundan iki yıl önce kafesinde 30 bin kişinin önünde gezdirilen “ASLAN”ın hayvan haklarının nasıl çiğnendiğini yüreğinde hissetmedin…
O zaman, ne işin var be kardeşim, Galatasaray’da devrim yapmaya gelirsin?..
Bize 150 yıl fark takmış Avrupa dururken, ne halt aradın İstanbul’un “Rus” bahçıvanlarının süslediği “LALELİ !..” bahçelerinde…
Var git Avrupa’na…
Biz HAKAN’la “ŞÜKÜR” eden, necip bir milletiz…
Dedim ya bulunur Cim BOOOOM’da balonu üfleyecek bir FATİH…
Sen merak etme Allah KERİM…
Bu ne biçim TERİM?..
Ne telefonunu çaldıran Hagi geri mi geldi?...
HAGİİİİİİ oradan yaaaaaaaaa!..
DİP NOT: Şey unuttum be RijKAARD…
Bizim futbol 1923’ten beri CAAAAAART!..
tüm üyelerden özür dileyerek yazının uzun olmasından dolayı Hakan yazıoğlunun yazısı müthiş.