bu ab olayinda hic bisey cikmaz bence. tek care imza toplamak
İmza toplayarak olmaz. Amaç yurt içinde bir önlem de değil. Çünkü yurt içinde olumlu bir cevap alma ihtimalimiz %1.
Sedat Doğan burada tam olarak söyleyemez tabi ama yapmak istediği şey Türkiye'yi köşeye sıkıştırmak aslında. Yani bireysel başvurularla başlatıyor. Verdiği cevaplara dikkat edin, "biz Galatasaray olarak yardım istenirse yanlarında oluruz" diyor, yani bu oyuncuların kendi şahsi girişimi diyor. Şimdi "ne var bunda?" diyebilirsiniz.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurular ancak şahıslar tarafından yapılabilir. Bu başvuruyu yapabilmek için de iç hukuk imkanlarının hepsinin tükenmesi lazım. Yani önce TFF, sonra yerel mahkeme, temyiz, ondan sonra da Türkiye içerisinde mahkemeler hala kabul etmezse (ki büyük ihtimalle etmeyecek) o zaman Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi bu davayı kabul edebilir ve bu dava "Drogba and Others v. Turkey" diye geçer mesela. Yani iş artık TFF boyutunu aşacak, oyuncularımız Türkiye'yi şikayet etmiş olacak.
Yalnız Sedat Doğan'ın açıklamalarında şöyle zaafiyet buldum şahsen. Öncelikle hangi anlaşmanın hangi maddesine aykırı olduğunu söylemiyor. Tamam ortaklık anlaşmasına aykırı ama buna Türkiye dışında bakacak yetkili bir mahkeme yok. Diğer ülkeler sadece mütekabiliyet ya da misilleme ile hareket edebilir tepki olarak. Daha sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne AB statüsü diye başvurursa hiçbir şey çıkmaz bence çünkü AİHM'nin Avrupa Birliği ile hiçbir alakası yok. Avrupa Adalet Divanı'na ise Türkiye AB üyesi olmadığı için kimse Türkiye ile ilgili bu mahkemeye başvuramaz.
Daha önce de hep söylediğim gibi ve bugün Sedat Doğan'ın da üstüne biraz değindiği gibi, 6+2+2 olsa sorun olmazdı ama 6+0+4 ile şartlarda kötüleşmeye giderek oyuncuların mevcut sözleşmelerinde olan maç başı ücretler sekteye uğrayacak ve bu haklarından mahrum kalacaklar. Dediğim gibi ama bu hususa bakacak mahkeme bence yok, ama belli ki bu bireysel başvuru yöntemiyle AİHM'ye götürmek istiyor bunu en sonunda ve bu mahkemede ayrımcılığa ilişkin 14. madde ve/veya 12. protokolü zorlamak istiyor. Ya da 2. seçenek olarak Türkiye'deki yerel makamları mevzuyu uluslararası boyuta çıkarma korkusuyla bu yönde bir karar almasını istiyor ve alınmaz ise yabancı makamların T.C. vatandaşlarına karşı önlem alabileceği hakkının doğacağını belirtiyor. Yani gözlerini korkutmak istiyor.