Çok doğru bir tespit, bencede dediğiniz gibi.
Ayrıca istatistiklerede bakmak lazım, maç içerisinde topla en çok buluşan futbolcuların başında Hakan BALTA ve Ali TURAN, daha sonrada Neıl ve Servet geliyor. Böyle bir istatistik olmaz, olursada böyle sonuçlar kaçınılmaz olur.. Böyle olmasının sebebi kesinlikle ve kesinlikle orta sahanın (Ayhan-M.Sarp-Barış) oyuna girememesinden, sorumluluk alamamasından, yaratıcılık ve bireysel yeteneklerinin olmamasından ve dolayısı ile oyunu forse edememelerinden kaynaklanıyor. Takımın orta sahası yukarıda belirttiğim gibi olunca da, Servet ve Neıl oyun kurmaya çelışıyor akılları sıra. Hakan BALTA il Ali TURAN hem çizgiye paralel düzgün pas atacak, hem defans yapacak, hem kanat bindirmeleri yapacaklar, bu bindirmeyi yaparken kontra yendiğinde koşup savunma yapacak, takımın orta sahası'da, tenis maçı seyreder gibi bu olanları seyredecek, olmaz böyle birşey.
Pardon: konu dışı oldu, affola..
Sarp'a bir parantez açmak istiyorum; siz gerçekten Sarp'ın koştuğuna inanıyor musunuz? Duran toplar dışında neredeyse GS ceza sahası içinde görmeniz olanaksız Sarp'ı. Rakip kaleciye 40 metreden depar atıp pres yapmaya çalışan ve sonrada oradan geri dönmeyen, koşuyor imajı yaratan bir futbolcu Sarp. Top rakipteyken asla topun olduğu yerde bulamayacağınız, olsa bile gölge gibi takip eden, elleri-kolları, bacaklarından daha fazla çalışan garip bir adam Sarp.
Yani kısaca burada sürekli en azından koşuyor denilerek diğerlerinden ayrı bir yere koyulmaya çalışılan Sarp takımın en yararsız elemanıdır. Önemli olan koşmak kadar, oyun takibidir ve özellikler box-2-box diye tabir edilen oyuncularda bu çok önemlidir. Zira 4-3-3 de dönen-seken toplara sahip olmak çok ama çok önemlidir. O yüzden diyoruz zeki de olması lazım diye bir oyuncunun.