16. Ekim 2018, 13:27:40

Gönderen Konu: Türk Futbolu Ağır Yaralı  (Okunma sayısı 1989 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Murat Temur

  • Editör
  • Mimar Sinan
  • *
  • Kayıt Tarihi: Ara 2008
  • İleti: 5700
  • Yaş: 38
  • Yer: İstanbul
Türk Futbolu Ağır Yaralı
« : 12. Temmuz 2011, 13:14:14 »
3 Temmuz 2011 tarihinde Türk futbolu'nun miladı olabilecek bir operasyon başladı. Bu operasyon yıllardır konuşulan ancak hep ört bas edilen şike ve teşvik çirkinliklerinin ortaya çıkarılması için atılmış büyük bir adımdı. Bu adım çerçevesinde bu tür söylentilerin sürekli olarak odağında olan takımlar ve yöneticilieri gözaltına alındı ve bir çoğu tutuklandı.
Bu operasyon çerçevesinde Türkiye Futbol Federasyon'una zor ama çok önemli bir görev düşüyordu. Adaleti sağlamak. En azından futbol ailesi içindeki adaleti sağlamak. İlk günlerde savcı ve emniyetten aldıkları bilgilerle "tablonun vahim" olduğunu söyleyen Federasyon yetkilileri dün spor tarihimizin en talihsiz açıklamalarından birini yaptı. Ancak bu açıklamanın geleceği Federasyon'un yeni başkanının yapmış olduğu eylemlerden belliydi.
Bu operasyonun en önemli isimlerinden biri olan Aziz Yıldırım'ı ziyaret etmesi malumun ilamı oldu.
Ve dün gece telefonla canlı yayınına katıldığı Kanaltürk televizyon kanalının Telegol adlı programında ise bu malumun ilamını arşa kadar gerçekleştirdi. "Benim kulubümün başkan'ı" diyerek açıkça tarafını belli etti. Tarafsız bir kurumun başında tarafı (zaten belliydi ancak kendisi hakkında anlatılanlar bu gibi konularda kimseyi tanımayacağı yönündeydi) açıkça belli biri vardı.
Bu operasyon'u sadece şikeci Bahçe Spor Kulubüne yönelik olduğuna dair bir çağrışımla tanıttılar. Böylece diğer 5 kulübü de kurtarmaya kalktılar. Ve kulüp başkanlarının bile içinde olduğu bir şike-teşvik-mafya-hırsızlık ağını kulüpleri bağlamaz olarak ilan etmeye bile kalkıştılar.
Kulüpleri aldıkları kararlar ve attıkları imzalarla milyon dolarlık anlaşmalara bağlayan kişilerin "başarı" için kirli ilişkiler kurmasını kulüpleri bağlamaz diyerek, tuttukları kulüpleri korumaya aldılar.
Peki bunu neden yaptılar? İddiaları Türk Futbol'unun marka değerini korumak. Dün kulüpler birliği ve Federasyon kanadının yaptığı açıklamalar sonrası ligin marka değeri kaldı mı? Yoksa zaten yok muydu?
Marka değeri dedikleri ne idi?
Lig tv'nin ödediği milyon dolarlar mıydı? Milyon dolarlar temiz bir ligden daha mı değerliydi? Milyon dolarlar şaibesiz maçlardan daha mı değerliydi? Milyon dolarlar şereften daha mı değerliydi?
Şu görünüyor ki bazı büyük kulüpler ve bazı anadolu takımları arasındaki milyon dolarlık futbolcu transferleri bazı şeyleri ört bas etmek adına yapılıyordu.
Bugün yargı kararı bekleniyor. Ama yaşadığımız rezalete en yakın, durumu yaşayan İtalya'da federasyon bu olayları bir kaç hafta da çözdü. Ligi geç başlattı, zanlıları sorguya çekti ve gereğini yaptı. Dava hala sürüyor ama sportif tüm cezalar beş yıl önce verildi.
Peki biz kaç yıl bekleyeceğiz?