14. Aralık 2017, 00:28:42

Gönderen Konu: Galatasaray ile ilgili köşe yazıları  (Okunma sayısı 80228 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

beckham12

  • Mimar
  • *****
  • Kayıt Tarihi: May 2008
  • İleti: 2026
  • Yaş: 30
  • Yer: istanbul
Tanburacı'nın acı günü
« Yanıtla #416 : 22. Ağustos 2009, 03:01:29 »
 
Tanburacı'nın acı günü
21 Ağustos 2009 Cuma * 16:37

Osman Tanburacı'nın annesi Nimet Tanburacı bugün öğle saatlerinde hayata gözlerini yumdu.

 
  Webaslan.com olarak, yazarımız Osman Tanburacı'nın annesi Nimet Tanburacı bugün öğle saatlerinde hayata gözlerini yumdu. Merhum Nimet Tanburacı 96 yaşındaydı. Webaslan.com olarak başta Osman Ağabeyimiz olmak üzere Nimet Tanburacı'nın tüm yakınlarına başsağlığı diliyoruz. Nimet Tanburacı'nın cenazesi yarın Fatih camiinde öğle namazına müteakiben Topkapı mezarlığında defnedilecek...

Osman Tanburacı 2006 yılında yazdığı bir yazısında bakın merhum Nimet Tanburacı'dan nasıl bahsetmişti.

Anam sen bana bir nimetsin

Bugün bayram, bütün okuyucularımın mübarek Kurban Bayramı'nı can-ı gönülden kutluyor ve İslam dünyasına barış, mutluluk, sağlık ve gönül dolusu sevgi dilerken, annemin şahsında bütün anaların ellerinden öpüyorum.Babaların da tabii…

Sizlere bugün dünyada az kişiye nasip olan 94 yaşındaki anamdan bahsedeceğim…
Ne mutluyum ki o yaşıyor ve bu bayram da ellerinden öpeceğim.
Sonra da onun dizi dibinde geriye dönüp bakarak;
Annem Nimet Tanburacı'ya hissettiklerimi şöyle anlatacağım;
“Dünü andığımda daha kucağında bebektim…
Saçımın her telinde gezinirdi ellerin…
Gülüşün gülüşümdü, sesin dua gibiydi kulaklarımda. Soğuk bir mart sabahının seher vaktinde beni ilk kucağına aldığın saatlerde teninin sıcaklığını hissediyor gibiyim hala… Onca sene geçmesine rağmen sen benim için hep;
Bir su kadar aziz,
Soluduğum hava kadar kutsaldın…
Nimettin benim için
Nimettendim…
Beni koklayıp öpüşünden sonra o kadar çok yıl geçti ki…
Sen her zamanki sıcak dokunuşların, şefkat dolu bakışlarınla hep bana sarıldın…
İyi ki varsın, iyi ki sağsın…
Allah seni başımdan eksik etmesin...
Sevgili anam
Neredeyse bir asra yaklaşıyorsun…
Biliyor musun:
Seninle bir ömrü yeniden yaşamak istiyorum…
Hatırlar mısın anam;
O çok sevip hürmet ettiğin babam da gideli yıllar oldu…
Hey gidi koca Ziya Tanburacı…
Ya babaannem Tanburacı Osman Pehlivanın hanımı Makbule Hanım…
Halam, eniştem, dayım…
Hepsi gittiler birer birer…
Biz kaldık seninle, bir de ablam…
Bir de bizden türeyenler…
Hani her bayram sabahı babamın bize öğrettiği bir bayramlaşma şeklimiz vardı ya…
En büyük babaannem, en başta oturur bizler yaş sırasına göre en büyükten başlayarak sırayla onun elini öper, yanı başına da ilk babam otururdu sonra sen, sonra ablam… Sonra da en küçük ben, en sona…
Yine yanındayım anam.
Ver elini öpeyim…
İyi ki varsın…
1913'ten beri…
Hepinize mutlu bayramlar…

31 Aralık 2006 / Yeni Şafak

2012 Champions League Winner Galatasaray SK

  • Mimar
  • *****
  • Kayıt Tarihi: Ağu 2008
  • İleti: 2760
  • Yaş: 112
  • Yer: Aslantepe
Ynt: Galatasaray ile ilgili köşe yazıları
« Yanıtla #417 : 23. Ağustos 2009, 14:23:37 »
Allah rahmet eylesin.

ultrAslan09

  • Çırak
  • *
  • Kayıt Tarihi: Ağu 2008
  • İleti: 219
  • Yaş: 30
  • Yer: Aydın
  • Galatasaray
Ynt: Galatasaray ile ilgili köşe yazıları
« Yanıtla #418 : 29. Ağustos 2009, 14:37:37 »
'Cim Bom'u daha görmediniz'

Tallinn gibi zayıf bir rakip karşısında alınan beraberliği önemsemeyen teknik  Rijkaard, “Maç eksiği olan oyuncularımı değerlendirdim. Yavaş yavaş istenen seviyeye ulaşıyoruz” diye konuştu.

Galatasaray’ın Hollandalı  direktörü Frank Rijkaard, Levadia Tallinn deplasmanında alınan beraberliğin ardından mutsuz değil, umutluydu... Her takımın inişler ve çıkışlar yaşayabileceğini dile getiren genç çalıştırıcı, “7 maçtır üst üste galip geliyorduk. Ancak bu beraberlikle birlikte galibiyet serimiz bozuldu. Bu sonucu önemsemiyorum. 5-0’ın rövanşına hazırlanmak zordur. Ayrıca uzun bir yolculuk yaptık, maç eksiği bulan futbolcularımız şans buldu. Şu anda telaşa yer yok, takımımız her geçen gün daha iyiye gidiyor. Gerçek Galatasaray’ı herkes çok yakında görecek” ifadesini kullandı. 

‘Takım ruhu oluştu’

Artık Ankaraspor maçına kilitlendiklerini belirten Hollandalı teknik adam, sözlerini şöyle noktaladı: Herkes üzerine düşen görevi yapıyor.
Takım ruhu tamamen oluşmuş durumda... Bu noktada bizim işimiz kolaylaşıyor. Daha iyi futbol oynayacağımızın sözünü veriyorum. Hem ligde, hem de ’da daha başarılı bir Galatasaray sahada olacak...                 
 
 Raşit Altun/FANATİK
« Son Düzenleme: 29. Ağustos 2009, 14:39:34 Gönderen: ultrAslan09 »

Fat'h ی۱۹٥

  • GaLaTaSaRaY
  • Mimar
  • *****
  • Kayıt Tarihi: Ara 2007
  • İleti: 2948
  • Yaş: 38
Ynt: Galatasaray ile ilgili köşe yazıları
« Yanıtla #419 : 02. Eylül 2009, 20:52:15 »
Faruk Süren’in kulakları çınlasın;
AİG ile stratejik ortaklık yapmıştı. Özhan Canaydın bu ortaklığı bozdu!
ManU’ya 100 milyon euro veren AİG, Galatasaray’a da 25 milyon euro vermez miydi?

Özhan Canaydın’ın da kulakları çınlasın!
AİG ile ortaklığı ayırmak için Galatasaray’ı tam 9 milyon euro zarara soktu.

Bu fotoğraf esas Türkiye’de manşet olurdu.
Hem de değil haftanın fotosu, yılın, hatta borç içinde yüzen Galatasaray’ın asırlık fotosu olurdu vallahi!

Hay benim hırs ve kıskançlık dünyasında boğulan insanım!
İnat uğruna bindiği dalı kesen insanım.

AİG bizi kazıklıyor diye avaz avaz bağırdık.
Bu AİG ManU’yu da mı kazıkladı acaba?

cran_s

  • Usta
  • ***
  • Kayıt Tarihi: Eyl 2008
  • İleti: 781
  • Yaş: 31
  • Yer: istanbul
  • Sarı kırmızı
Ynt: Galatasaray ile ilgili köşe yazıları
« Yanıtla #420 : 02. Eylül 2009, 21:34:41 »
Faruk Süren’in kulakları çınlasın;
AİG ile stratejik ortaklık yapmıştı. Özhan Canaydın bu ortaklığı bozdu!
ManU’ya 100 milyon euro veren AİG, Galatasaray’a da 25 milyon euro vermez miydi?

Özhan Canaydın’ın da kulakları çınlasın!
AİG ile ortaklığı ayırmak için Galatasaray’ı tam 9 milyon euro zarara soktu.

Bu fotoğraf esas Türkiye’de manşet olurdu.
Hem de değil haftanın fotosu, yılın, hatta borç içinde yüzen Galatasaray’ın asırlık fotosu olurdu vallahi!

Hay benim hırs ve kıskançlık dünyasında boğ insanım!
İnat uğruna bindiği dalı kesen insanım.

AİG bizi kazıklıyor diye avaz avaz bağırdık.
Bu AİG ManU’yu da mı kazıkladı acaba?

canaydın döneminde doğru dürüst ne yapıldıki başkanlığa düşmanlardan birini koyun canaydın kadar zarar vermez bu kulübe
Herşeye rağmen I LOVE YOU HAGI

mertrikis

  • Kalfa
  • **
  • Kayıt Tarihi: Ağu 2009
  • İleti: 492
  • Yaş: 36
  • Yer: Kocaeli
Ynt: Galatasaray ile ilgili köşe yazıları
« Yanıtla #421 : 03. Eylül 2009, 22:14:48 »
canaydın döneminde doğru dürüst ne yapıldıki başkanlığa düşmanlardan birini koyun canaydın kadar zarar vermez bu kulübe

şimdi demirörenin hakkını yemeyin. onun kendi kulübüne verdiği zararı canaydın bile GS'a vermemiştir. sıfır borçla aldığı takımı getirdiği hale bak :D

aslında geçen biri gazetede başkan kalabilmek için takımı bu kadar borca soktuğu ima ediliyordu. çünkü bunlar çocuklarımın parası geri alacağım demiş yani sıkıyosa aday ol verdiğim borçları geri isterim hesabı  :o

Fat'h ی۱۹٥

  • GaLaTaSaRaY
  • Mimar
  • *****
  • Kayıt Tarihi: Ara 2007
  • İleti: 2948
  • Yaş: 38
Ynt: Hamit Altıntop Galatasaray’a gelecek.
« Yanıtla #422 : 20. Eylül 2009, 00:59:24 »
Her zaman söyledim. Bir kez daha söyleyeyim.
Savunmaya bir Popescu şart!
Topu oyuna çabuk sokacak bir ‘akıllı ayak’ gerek.
Bu ismi takım içinden bulma şansı yok.
Transfer etme şansı da yok!
Taa ki Ocak’a kadar.
Kuvvetle muhtemel ki Hamit Altıntop Galatasaray’a gelecek.
Ancak o zman da Rijkaard kök sökecek!
Fazla kaliteli adamı bünyede barındırmak çoğunca faydadan çok zarar getirir, düzeni bozar!
Hepsi birden oynayamayacağına göre takım içinde huzursuzluk başlar.

http://www.sporx.com/yazarlar/osman_tanburaci/7501/?ref=AYOT

LikesCimbom

  • Başarılar gelir geçer, asaletin bize yeter ..
  • Mühendis
  • ****
  • Kayıt Tarihi: Ara 2008
  • İleti: 1312
  • Yaş: 112
  • Yer: İstanbul
  • SEMİH KAYA !! ..Bekliyoruz Aslanım...
Ynt: Hamit Altıntop Galatasaray’a gelecek.
« Yanıtla #423 : 20. Eylül 2009, 01:08:56 »
Her zaman söyledim. Bir kez daha söyleyeyim.
Savunmaya bir Popescu şart!
Topu oyuna çabuk sokacak bir ‘akıllı ayak’ gerek.
Bu ismi takım içinden bulma şansı yok.
Transfer etme şansı da yok!
Taa ki Ocak’a kadar.
Kuvvetle muhtemel ki Hamit Altıntop Galatasaray’a gelecek.
Ancak o zman da Rijkaard kök sökecek!
Fazla kaliteli adamı bünyede barındırmak çoğunca faydadan çok zarar getirir, düzeni bozar!
Hepsi birden oynayamayacağına göre takım içinde huzursuzluk başlar.

[url=http://www.sporx.com/yazarlar/osman_tanburaci/7501/?ref=AYOT]http://www.sporx.com/yazarlar/osman_tanburaci/7501/?ref=AYOT[/url]

 
 osman tanburacı sen futboldan anlamıyorsun !!.. ancak laf çeviriyorsun, öyle bir idare eder ki rijkaard; değil hamit,  'TNT dinamit' gelse sökmez ona. understand??
Bir zamanlar  Ali Sami Yen;

http://www.youtube.com/watch?v=fxJoUcxYBjo

Fat'h ی۱۹٥

  • GaLaTaSaRaY
  • Mimar
  • *****
  • Kayıt Tarihi: Ara 2007
  • İleti: 2948
  • Yaş: 38
Ynt: Galatasaray ile ilgili köşe yazıları
« Yanıtla #424 : 20. Eylül 2009, 01:12:06 »

 osman tanburacı sen futboldan anlamıyorsun !!.. ancak laf çeviriyorsun, öyle bir idare eder ki rijkaard; değil hamit,  'TNT dinamit' gelse sökmez ona. understand??
o işin cilvesini anlatıyor
osman tanburacı iyidir gelecek diyorsa büyük ihtimal gelir
bkz: kewel,baroş,gökhan v.s

тαrserd

  • Fotoğrafçı
  • Mühendis
  • ****
  • Kayıt Tarihi: Şub 2009
  • İleti: 1266
  • Yaş: 32
  • Yer: İstanbul
  • Cinquième
Bir 'B Planı'm Bile Yok!
« Yanıtla #425 : 01. Ekim 2009, 01:28:39 »
Alıntı Yap (Seçim)
Futboldan ne istediğimizi net olarak ortaya bir koyabilsek ortada sorun morun kalmayacak ancak standartları her hafta değiştirip, her maça ve takıma göre tekrar yorumladığımızda bir noktada iş, içinden çıkılamaz bir hale geliyor. En azından mesleği ‘rating’ olmayanlarımız için...

Hedefimiz sahaya nasıl bir dizilişle, nasıl bir 11’le çıkacağını önceden bildiğimiz, oyun planı ve ne yapmak istediği belli olan, sahaya çıktığında neredeyse ‘ezbere’ oynayabilecek bir takım mı yoksa rakibe göre sistemini ve oyun planını gözden geçiren, karşı takımın önceden hazırlanmasına fırsat vermeyecek, sürekli sürpriz oyuncularla farklı varyasyonlar yaratabilen, kısacası ‘ezbere’ oynamayan bir ekip mi? Cevap veriyorum: “Hangisi kazanmışsa o”...

Bizim takım, hep aynı taktikle oynadığı ama kazandığı zaman “Eee büyük takım dediğin rakibe göre oyun planını değiştirmez, kendi oyununu kabul ettirir... Sonuç olarak kadrosu da bütçesi de bunu yapmasını gerektiriyor, “Kenarda oturtmak için mi aldılar bu yıldızları?”, kaybettiği zaman, “Adamın bir B planı bile yok... Artık 5 yaşındaki çocuklar bile ezberledi ne oynadıklarını... Yıldızlar atınca güzel ama işte atmayınca böyle kaybedersin puanları...” diyen yorumcularımızın B planı ne acaba? Ha pardon, onların B planları ‘yorumcu’ olmaktı zaten...

“Önemli olan en iyi olduğunuz noktalara konsantre olmak, onları daha da iyileştirmek olmalı. Kötü yönlerinizi düzelteceğim diye onlara ağırlık verirseniz, en iyi ihtimalle ortalama olursunuz. En iyi yönlerinizi mükemmel hale getirmeniz gerek...” demişti Alex Ferguson. Çocuklara yaptığı bir konuşmaydı. Önemli bir maç öncesi A takımına konuşur gibi ciddiydi ve uzun uzun anlattı. Ben de hasbelkader oradaydım ve kulaklarımla duydum.

İyi penaltıcı kaleciyi ters köşeye yatıran penaltıcı değildir. İyi penaltıcı kaleci doğru köşeye uçsa bile penaltısı durdurulamayacak olandır. Bunu da ben söyledim. Galiba? Yoksa bir yerde mi okumuştum, artık ikisini birbirine karıştırıyorum, çok okumanın da zararı buymuş demek. Ama diyeceğim o ki ben ‘B plancı’ olanlardan değilim. B planı, A planı’nın kötü olduğu, en azından yeter kadar iyi olmadığı izlenimi yaratıyor. Ben ‘A planını Mükemmelleştirme Cemiyeti’ üyesiyim.

Bir zamanlar Zico, şimdi de Rijkaard daha ligde ilk puanını kaybeder kaybetmez bismillah aynı şeyle suçlanıyor. “B planları yok.” Yahu adamların A planları gayet iyi, biz memnunuz. Futbolcular yorgun olabilir, rakip iyi oynamış olabilir, talihsizlik olabilir, özü “ayağa ve bol pas, güzel oyun, dikine oyun, hücum futbolu” olan A planından ne istiyorsunuz?

İnsan KOSKOCA Zico’nun, KOSKOCA Rijkaard’ın futbolu bizden daha az bildiğini değil söylemek, değil ima etmek, düşünmekten bile korkar. Futbolu Z planı’na kadar oynamış adamların ‘kendi’ takımlarına hangi planı oynatacağının tasarrufu kendilerinde olmalı. Türkiye şartlarını bilmiyormuş da, bundan sonra Ankaragücü ve diğer bütün takımlar Eskişehir gibi oynayacakmış da... Sanki Rijkaard’ın iyiliğini istiyorlarmış gibi, sanki puan kaybetmesine üzülmüşler gibi, ellerini ovuşturduklarını bilmezmişiz gibi...

Bir keresinde seyrettiğim bir panelde konuşmacı, “Dünyanın her ülkesinde danışmanlık yaptım. Gittiğim her ülkede bana ilk cümle olarak, ‘Sizin deneyimlerinizin farkındayız ve takdir ediyoruz ama burası oralara benzemez, burada şartlar çok farklı’ dedi. İşin komiği hepsinin sorunları da çözümleri de tıpatıp aynıydı, yeter ki doğruları uygulayın...” demişti. Bizim doğrumuz ne? Yorumcular maç sonucuna göre B yorumuna geçince, bir türlü anlayamıyoruz ki?

Banu K.Yelkovan


http://www.sporyazarlari.com/FFutbol/futbol-genel/banu-k-yelkovan/30-09-2009/bir-b-plan-m-bile-yok/150160.aspx
1905 - 2010

ismail39

  • Mühendis
  • ****
  • Kayıt Tarihi: Ksm 2008
  • İleti: 1858
  • Yaş: 64
  • Yer: kırklareli
Ynt: Galatasaray ile ilgili köşe yazıları
« Yanıtla #426 : 12. Ekim 2009, 18:47:08 »
 Hamit  ile  kardeşi  Halil  Altıntop'un  adı  hep  Galatasarayla  anılıyor  ama  imza  atmadan  inanamam. Bizim  basın  boş  kaldıkça  olmayacak  yalanlar  yazıp bizleri  heyecanlandırıyorlar. Dürüstlük gitmiş  ,  herkes  reytin  peşinde. Toplumumuz  bozuldu,  yalan  ile  doğruyu  hayıramaz  olduk. :atki: :atki: :atki: :kupa1: :kupa1: :kupa1:

sari ile kirmizi

  • Usta
  • ***
  • Kayıt Tarihi: Haz 2009
  • İleti: 634
  • Yer: ist
Ynt: Galatasaray ile ilgili köşe yazıları
« Yanıtla #427 : 02. Aralık 2009, 19:00:53 »
 G.Saray denklemi

Futbolu bilmeyen bir adam, futbolu bilmeyen adamlardan takım kuruyor. Polat, Rijkaard'da ısrar ederse başına daha büyük felaketler gelecek

Türk Milli Takımı'nın geri dörtlüsü dökülüyor. Demek ki sadece saha kenarında değil başarısızlığı, hazırlayıcı olarak da kötü

Arda'yı, Elano'yu, Keita'yı bitirdi. G.Saray kötü durumdayken dahi koşan, coşturan Kewell'ı da bitirdi. Biçerdöver mi, casus mu, nedir!

Galatasaray'ın düşüşü Bursa karşısında da sürdü.3 ön liberoya alışmıştık ama ortaya bir de forvetsiz sistem veya Arda'nın santrfor oynadığı oyun taktiği çıktı.
Galatasaray üç bilinmeyenli bir denklem! Ortaokul matematiği. 

1- Franco kaleciliği bilmiyor. İlk bilinmeyen.
2- Galatasaray'ın ön liberoları Mehmet Topal, Barış, Ayhan, Mustafa Sarp futbolu bilmiyor.
3- Rijkaard ve Neeskens antrenörlüğü bilmiyor.
Bu üç bilinmeyen bir araya gelince Galatasaray'ın "harika" kadrosundan böyle bir fiyasko çıkıyor. Türkiye liginde Galatasaray iki takımla oynar; biri birinci, diğeri ikinci olur. Şu anda bir takım 10 puanla liderdi, öbür takım da 8 puanla ikinci durumda olurdu. Avrupa için yeterli değil belki ama Türkiye için üstün bir kadrosu var. Ama bu 'Rijkaard' denilen adam ne sahaya çıkaracağı 11'i biliyor, ne oynatacağı futbolu biliyor, ne de kenardan maç yönetmeyi biliyor. Bugüne kadar bu kadar kesin konuşmadım. Ama şimdi görüyorum ki Rijkaard, milli takımda da Barcelona'da da başarılı olmuşsa karşısında rakip olmadığı için olmuş. Yani ben de çalıştıracak olsam sonuca gidecek takımlarla başarılı olmuş. Kendisi herhangi bir şey katmamış. Bursaspor'un Galatasaray maçında kaç gol pozisyonu var? Geçen hafta Manisa'nın kaç pozisyonu var? Üstelik Manisa'nın hocası Mesut Bakkal, Rijkaard'dan da korkak. Sezer gibi Isaac gibi ileriye dönük iki muhteşem adamını oynatmadı. O Manisa'nın başında Mesut Bakkal değil, Yılmaz Vural olsa, o maç 5 olurdu. Şimdi Manisa ve Bursa pozisyon rekorları kırıyorlar. Hangi Galatasaray'a karşı? Galatasaray'ın geri dörtlüsünü sayıyorum: Sabri, Gökhan, Servet, Hakan Balta. Türk Milli Takımı'nın geri dörtlüsü değil mi bunlar!.. Önünde üç tane de ön libero var. Bu geri dörtlünün önünde ön liberoya ihtiyaç yok. Milli takımın geri dörtlüsü çünkü. Üç tane de ön libero var. Buna rağmen Manisa ve Bursa pozisyon rekorları kırıyorlar. O zaman açık ve seçik şunu ben söyleyemez miyim; Rijkaard futbolu bilmiyor.

'YEKTA' NEREDEN ÇIKTI!
7 kişiyle savunma yaptığı halde rakip takım pozisyon üstüne pozisyona giriyor. 'Korkaksın' tamam. Ama öyle bir savunma yaparsın ki adama top göstermezsin. Bu da yok. Sen 7 kişiyle savunma yapıyorsun, takıma bu yüzden oyun kurucu koymuyorsun ve rakibin her maç 10 tane gol pozisyonu var. Senin de pozisyonun yok buna karşılık; oyun kurucun olmadığı için. Böyle bir şey olabilir mi? Adnan Polat'a soruyorum, Haldun Üstünel'e soruyorum, gelsinler, istedikleri televizyonda karşılıklı oturalım. Benim soracağım sorulara cevap versinler lütfen. Hakan dökülüyor mu, Servet dökülüyor mu, Gökhan dökülüyor mu, Sabri dökülüyor mu? O zaman demek ki bunlar çalıştırılmıyorlar. Yani sadece 'coaching' olarak değil, saha kenarında değil başarısızlığı, çalıştırıcı olarak da kötü. Hazırlayıcı olarak da kötü. Türkiye'nin geri dörtlüsünü veriyorum ortaya bu sonuç çıkıyor. Oynatır mısın şimdi sen, milli takım temsilcisi olsan! Şu Galatasaray'ın geri dörtlüsünden bir kişiyi alır mısın? Ama o dökülen Sabri, o dökülen Hakan Balta'yı ve o dökülen Gökhan ile Servet'i ısrarla oynatıyorlar. Uğur Uçar gibi, Emre Aşık gibi, Caner gibi üç tane pırıl pırıl adam kenarda duruyor. Kulübeye çek de adam kendine gelsin. Şimdi bu saydığım dörtlü; Sabri, Gökhan, Servet ve Hakan, biliyor ki 'benim ölüm Galatasaray'da oynar.' O zaman da ölü gibi oynuyorlar zaten. şikebahçe'nin tozunu atan 'Yekta' diye bir adam vardı Kasımpaşa'da. Benim medyama baktım hiç farkında değil. Çünkü şikebahçe'nin niye kaybettiğini şikebahçe'de arıyorlar. 'Kasımpaşa' diye bir takım var oraya bakan yok. 10 numaralık futbol oynadı Yekta. Bir tane gazetede adı geçmiyor. Nasıl seyrediyorlar maçı? Nereden çıktı bu Yekta!.. İşte Yılmaz Vural; antrenör bu demek! Gelecek sezonun flaş adamı da Yekta, göreceksiniz. İşte hoca bu... Ben 'Yekta' diye bir adamı ilk defa duydum ve seyrettim. Adam şikebahçe ile dalga geçti. 90 dakika 'Yekta' diye bir adam şikebahçe ile dalga geçti. şikebahçe'de bir tane 'Yekta' diye bir adam yok. Olanlar da öldü. Yok edildi. Galatasaray'da da oynayan adamlar öldürülüyor. Adnan Polat ve Haldun Üstünel, Rijkaard'da ısrar ederlerse başlarına daha büyük felaketler gelir. Futbolu bilmeyen bir adam, futbolu bilmeyen adamlardan takım kuruyor. "Üç bilinmeyenli denklem" dediğim o.

SURATI BİR KARIŞ
Aykut da Ufuk da Franco'dan iyi kaleciler olurdu, ısrar edilseydi. Kaleciliği bilmeyen bir adam adı 'yabancı' diye Galatasaray'da forma giyiyor. Galatasaray'ın orta sahası futbolu bilmeyen adamlardan kurulu. Bir tane oyun kurucu yok, Linderoth dahil. Orada oynayacak tek adam şu günkü kadroda Arda. Arda'yı santrfor oynattılar!.. Ömer ile Zapo'nun arasında kaybolsun, ezilsin, yok olsun. Ama söylemiyor muyum ben sana!.. Arda'yı da bitirmeye uğraşıyorlar. Adnan ile Haldun'a soruyorum tekrar; üç maç evvel ki herhangi bir maçta Kewell'ın yüz ifadesini izlesinler sadece. Oyununu değil. Bir de Bursa'daki Kewell'ın ifadesini izlesinler. Kewell bitmiş. O Galatasaray'ı teşvik eden, şikeci'deki Tuncay'ın rolünü üstlenen, Galatasaray kötü durumdayken dahil ayakta duran, koşan, koşturan, coşan Kewell maçı bırakmış, oyunu bırakmış. Suratı bir karış. Kopmuş arkadaşlarından, bitmiş. Ama ben kaç maçtır onu da söylüyorum sana. "Kewell'ı da bitiriyorlar" diye. Adam bitirme uzmanı. Elano'yu bitirecek, Arda'yı bitirecek, Kewell'ı bitirecek, Keita'yı bitirdi. Yılmaz Vural, Yekta yaratıyor. Bu eline hazır verilmiş, uluslararası standarttaki adamları yok ediyor. Biçerdöver mi bu, casus mu, nedir?

bunu değerli büyük futbolun bilim adamı uzmanı ender vazgeçilmez herşeyi bilen adam Hıncal abimiz yazmış

sari ile kirmizi

  • Usta
  • ***
  • Kayıt Tarihi: Haz 2009
  • İleti: 634
  • Yer: ist
Ynt: Galatasaray ile ilgili köşe yazıları
« Yanıtla #428 : 02. Aralık 2009, 19:04:20 »
 Favorim G.Saray
En iyi teknik ekip G.Saray'da. Türkiye'de bütün takımları çalıştıracak bir teknik adam olan Neeskens G.Saray'da ikinci adam... Elano ile ilgili endişelerim var. 18 milyon euro'ya aldıkları adamı niye 7'ye sattılar? Niye Hughes, "Bu adamı istemem" diyor...


_Tobol karşılaşmasının ardından "Netanya maçını dehşet içinde bekliyorum" demiştiniz. Galatasaray geriye düşse de farka ulaşmayı başardı. Gerçi Netanya, Tobol'dan çok da farklı değildi. Galatasaray'ı nasıl buldunuz? Yol kat edebilmiş mi?
Galatasaray sene başından beri seyrettiğim her maçında bir evvelkinden daha iyi oynuyor. İlk seyrettiğim maçtaki felaketten daha az felakete geldiler. Şimdi iyi de oynamaya başladı ama henüz Galatasaray ciddi, dişe dokunur bir rakiple oynamadığı için herhangi bir ölçümüz yok. Ama bildiğimiz gördüğümüz bir şey var; kötü rakipler önünde de Galatasaray her maç daha iyi oynamayı başarıyor. 
Rijkaard- Neeskens gibi bir ekibi kurduysan her maçın bir evvelkinden daha iyi olması da zaten beklenen bir şey. Bunu başarıyorlar. Bir yandan transferler de devam ediyor.

_Galatasaray, Lincoln'den ağzı yansa da yine bir Brezilyalıyı tercih etti. Büyük ümitlerle transfer edilen Elano başarılı olabilir mi?
Kıyametlerin koptuğu Elano konusunda endişelerim var. Evvela bir görmem lazım. 18 milyon euro'ya aldıkları bir adamı 7 milyon euro'ya niye satsınlar? Bizimkiler yaptığı zaman oluyor da bir İngiliz takımının yapması ilginç!.. Manchester City'nin sahibi dünyanın en zengin Arap şeyhlerinden biri. 'Paraya ihtiyacı olduğu için sattı' diye bir şey söz konusu değil. Galatasaray'ın Servet'i satmaya çalışmasının sebebi para. Ama adamlar böyle bir sebepten dolayı satmıyor. Takip ettiğin zaman da öğreniyorsun ki teknik direktörü Mark Hughes, "Ben bu adamı istemiyorum, oynatmayacağım" diyor. Yani kadrosunda yedek kalmasını dahi düşünmüyor. Neden? Bir sebebi olmalı. 17 milyon'dan, 7 milyon euro'ya düşmesinin de bir sebebi olmalı. Hughes'in "İstemiyorum" demesinin de bir sebebi olmalı. Daha önce de konuştuk seninle. Ben artık Brezilyalı oyunculara soru işareti ile bakıyorum.

ANADOLU GİREMEZ
şikebahçe'nin son yaptığı transferleri de tasvip etmiyorum bu yüzden. Çünkü yine Alex liderliğinde bir Brezilya cuntası kuruldu, bu Brezilya cuntası ile Daum nasıl geçinir bilemiyorum! Şimdi Brezilyalılardan ağzı bu kadar yanmış Galatasaray, bir Brezilyalı daha getirdi. Felipe muhteşem oyuncuydu, Fatih hocanın aldığı, Lincoln çok iyi oyuncuydu ama ikisi de Galatasaray'ı yaktılar. Ve ikisi de Galatasaray'dan kovuldu. 'Gitti' diye millet zil takıp oynadı. Şimdi ne olacak bilmiyorum! Görmeden, Elano hakkında bir şey söylemek istemiyorum. Bir iki maç da değil, sürekliliğini görmem lazım.

_Galatasaray'ın son dönemdeki flaş transferlerinde Haldun Üstünel'in ismi ön plana çıktı ve büyük övgü kazandı. Üstünel'in çalışmalarını nasıl buluyorsunuz?
Haldun başarılı bir yönetici olma yolunda hızla ilerliyor. Galatasaray'daki en iyi, en alkışa layık taraf Haldun Üstünel. Yönetime girdiği günkü Haldun ile bugünkü arasında dağlar kadar fark var. Hem işi öğreniyor, hem de gayet başarılı bir şekilde kendisini geliştiriyor. Yürekten kutluyorum Haldun'u!..

_"Başarı benim değil, bütün yönetimin" diyecek kadar da mütevazı. Fevkalade mütevazı. _ Hafta sonunda lig start alıyor. Yapılan takviyelere bakınca herkes daha kaliteli bir lig bekliyor. Siz nasıl beklenti içindesiniz?
Galatasaray Galatasaray olacak gibi görünüyor, şikebahçe şikebahçe olacak gibi görünüyor, Trabzon Trabzon gibi olacak görünüyor, Şiketaş zaten geçen yılın çifte kupalı şampiyonu; bu dördünün arasına artık Anadolu'dan birisinin girmesi çok zor. Bunun adı kalite ise kalitelidir. Onu bilmem!.. Bu sene kimse 'şampiyonluk ikram edilsin' diye beklemesin. Şampiyonluk aslanın ağzında. Alabilen alsın. Buradaki aslanı dramatik anlamda kullanıyorum, Galatasaray'ı kast etmiyorum!..

_İlk haftadan tahmin yapmak zordur ama ligde şampiyonluk için favoriniz var mı?
Benim favorim Galatasaray. Çünkü en iyi teknik ekibin Galatasaray'da olduğuna inanıyorum. Türkiye'nin bütün takımlarının başında yer alabilecek bir teknik adam olan Neeskens, Galatasaray'da ikinci adam.

aynı zatı muhtermin http://www.fotomac.com.tr/2009/08/05/yaz1290-50160-107.html

tarihli yazısı bakın da siz karar verin bizle nasıl dalga geçiyorlar diye