25. Kasım 2017, 09:53:23

Gönderen Konu: Bambu Ağacı ve İşin Zor Kısmı  (Okunma sayısı 3664 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

muikta

  • Köşe Yazarı
  • Mimar
  • *
  • Kayıt Tarihi: Mar 2008
  • İleti: 4047
  • Yaş: 34
  • Yer: İstanbul
Bambu Ağacı ve İşin Zor Kısmı
« : 08. Haziran 2009, 14:07:34 »
Bambu Ağacı ve İşin Zor Kısmı

Herkesin malumudur; Asya dolaylarında yetişen bir ağaçtır Bambu. Çinliler bu ağacın tohumunu toprağa ekerler. Bu işin kolay kısmıdır. İlk sene büyük bir özenle tohuma bakımı yaparlar ama tohum istifini hiç bozmaz. İkinci sene aynı hassasiyeti göstermeye devam eder çiftçiler. Ama tohum yine herhangi bir tepki vermez bu uğraşlara. Aynı hassasiyet ve ihtimam tam 5 yıl boyunca devam eder; sabırla, itinayla, özenle. 5. yılın sonunda filiz başını topraktan dışarı uzatır ve sıranın kendine geldiğinin bilinciyle 6 hafta içerisinde boyu tam 27 metreye ulaşır.

Galatasaray spor kulübü yöneticileri, geçtiğimiz Cuma günü takımın başına Avrupa’nın sayılı teknik direktörlerinden biri olan Frank Rijkaard’ı getirdi. Rijkaard’ın Galatasaray’a teknik direktör olduğu haberi sadece Türk basınında değil, tüm dünyada geniş yankı buldu. Önemli ajanslar haberi flaş olarak duyurdular.

Sonraki günler medyamızda bu transferin nasıl olduğuyla alakalı birçok haber yapıldı. Özellikle böyle bir teknik direktörün Türkiye’ye gelmesi sürecinde yaşananları aktarma telaşına düşüldü. Haldun Üstünel ve Adnan Polat’ın İspanya’da Rijkaard’ı ikna ederken yaşadıkları zorluklara değinildi.

Olayın görünen kısmının zor olduğuna herhalde kimsenin itirazı olmaz. Böyle isimlerin Türkiye’ye zor getirildiği malumdur. Ama bence, yapılan iş asıl işin zor kısmı değil kolay kısmıdır. Evet evet, kolay kısmı. Peki ama Neden?

Hiç kimsenin, bu Rijkaard, Mourinho, Alex Ferguson olsun, herkesin ağzında sakız olduğu gibi elinde sihirli bir değnek yoktur. Bir teknik direktörün kulübe imza atmasıyla her şeyin güllük gülistanlık olduğunu düşünenler fena halde yanılır. Çünkü gelen isim hem ülkeye hem de takıma yabancıdır. Ülke basınının hangi durumlarda ne tür tepkiler verdiğini bilmesi ve buna göre hareket etmesi belki bir seneyi alacaktır. Aynı şekilde futbol takımının ve camianın yapısını tanıması da çok kolay olmayacaktır. İşte bu noktada devreye taraftar girer.

Bir sezon boyunca işlerin hep iyi gitmesi çok zordur. İşlerin kötü gittiği zamanlarda yönetim, takımın ve hocanın arkasında durması için taraftar desteğine gerek duyar. Bu bir anlamda da, başarının sırrıdır. Eğer taraftar zor zamanlarda akl-ı selimle hareket eder ve sabrın önemini iyi bellerse, aynı Bambu ağacı misali takım bu desteğe ve güvene başarıyla karşılık verir. İşte o yüzden asıl transfer hoca veya futbolcu değil, taraftarın sabrıdır. Ve yine başarıyı getirecek olan da odur.

Unutmamamız gereken bir şey var: Sabır kolay zamanlarda önemli değildir. Güzel günlerde herkes sabırlı ve anlayışlıdır. Sabır, tadı acı, hazmı zor ama faydası çok olan bir şeydir. Aynı zamanda sabır, boyun eğmek değil, göğüs germektir.

Biz önümüzdeki süreçte Çinliler gibi hareket edersek, yönetim, teknik ekip ve futbolcular da Bambu ağacı olursa, 5 değil, belki 2 yıl sonra 1 haftada müzemize 3 kupa birden getirebiliriz.

İşte bu yüzden işin zor kısmı yeni başlıyor.
Hayatın anlamını kaybetmişsem, ölmeliyim (Aliya İzzetbegoviç)