23. Kasım 2017, 01:48:27

Gönderen Konu: ASLANTEPE NAMUSUMUZDUR  (Okunma sayısı 5421 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

H@run_73

  • Çırak
  • *
  • Kayıt Tarihi: Mar 2009
  • İleti: 56
  • Yaş: 44
  • Yer: istanbul
ASLANTEPE NAMUSUMUZDUR
« : 11. Eylül 2009, 00:43:05 »
      Motorundan şanzımanına, diferansiyelden elektronik donanımlarına, iç döşemelerinden koltuklarına, hatta kaporta şasi vs. ye varana kadar aynı özelliklerde iki  otomobilin aynı fabrikalarda aynı kalite ile üretilmelerine rağmen, biri Passat veya Golf biride Seat veya Skoda olunca aralarında % 30-40 fiyat farkı olmasını anlaşılır buluyoruz. Buna benzer bir çok örnekler farklı sektörlerdeki bir çok dayanıklı tüketim malları içinde bulunabilir.Hizmet sektöründede bir çok örnekler mevcuttur. Bunada kısaca Marka değeri denilmektedir. Buradaki önemli soru şudur; Makyol ve Varyap arasında marka değeri olarak uçurummu var? Yani ihalede ortaya çıkan genel şablona dikkatle bakacak olursak, Makyol;  Rolls-Royce,  Varyap ise dandik Hindistan yapımı Tata. İnşaat ile yakından ilgili arkadaşlarımız daha iyi bilirler ama benim bildiğim kadarıyla Makyol ve Varyap arasında marka değeri olarak böyle büyük bir uçurum bulunmamaktadır. Peki nasıl oluyorda  Aslantepe stadyumu inşaat ihalesinde, Makyol 298 milyon 502 bin 640 TL,  Varyap ise 184 milyon 61 bin 53 TL gibi bir fiyatlandırma yapıyor?? Aradaki fark 114 milyon 439 bin 587 TL. Kayseri Kadir Has stadyumunun bildiklerim dışında bir ek ödenek çıkarılmadıysa toplam maliyeti 70 milyon TL. Yeni inşaa edilen Rize stadyum projesinde ise toplam maliyet Wikipedia’da yazdığına göre 22 Milyon TL.  Bu durumda Varyap’ın verdiği rakamla Aslantepe stadyumu gerçekten inşa edilebiliyorsa, Makyolun verdiği rakam ile Aslantepe stadyumu inşa edilir ve yanına bir adet Kayseri Kadir Has stadyumu inşa edilir ve yanınada iki adet yeni Rize stadyumu inşa edilir hatta 500 bin dolar civarında bir parada artar. Bu stadyum şayet Varyap’ın verdiği teklif ile hiçbir pürüz çıkmaksızın nizami bir şekilde bitirilebilirse bir daha hiçbir devlet ihalesine Makyol firmasının davet edilmemesi gerekir kanısındayım. Zira bu firmadaki maliyet,  planlama ve lojistik departmanları ya matematik bilmiyorlar ya inşaattan anlamıyorlar yada Makyol herkesin gözü önünde göle maya çalmaktadır. Öte yandan tabiî ki birde madalyonun öbür yüzü var. Şayet Varyap teklif edilen bu rakam ile stadyumu bitiremez veya malzemede veya inşaat tekniklerinde rutin uygulamaların dışına çıkar veya saçma sapan gerekçelerle sürekli projede revizyon taleplerinde bulunursa, yani genel kalite ve projedeki fonksiyonellikleri sekteye uğratacak maliyet düşürücü hilelere başvurma yoluna giderse, o zaman bizim gerek ihale mevzuatımızda gerekse firmaların yönetim biçiminde ciddi ama çok ciddi problemler var demektir.Veli Göçer zihniyeti devasa şirketlerimizde bile hala hüküm sürüyor demektir. Bütün bunları gözlemleyebilmek açısındanda Aslantepe inşaat süreci bizler içinde ilgi çekici bir süreç olmaktadır.  Bu meyanda Projenin eksiksiz uygulanabilmesi için en büyük teminat Projenin başmimari Mete Arat ve Tokide görev yapan inşaat kontrolörleri olmalıdır. Galatasaray klübü yönetimi ise inşaat sahasında bulunacak klüp temsilcisini itina ile belirlemelidir. Hem inşaat işlerinden  anlayan, hemde dikkatli, kolayca kafaya alınamayacak ve dirayetli birini bu iş için görevlendirmelidir. Gerek bu forumda gerekse Galatasaray camiasında hatta camianın dışında belkide futbolla hiç ilgisi olmayan inşaat konusunda belli birikimleri olan gönüllülerde bu işin amansız takipçileri olmalıdır. Çünkü bu iş artık öyle bir raddeye gelmiştir ki bu stadyum bitirildiğinde bir dönem en azından yurt içinde Türk inşaat sektörünün ya yüz akı yada yüz karası olarak anılacaktır.  Bu bağlamda hem Toki hemde inşaatı yapacak olan firmanın nasıl bir sorumluluğun altına girdiğini çok ama çok iyi anlaması gerekir. Böyle bir baskıyı yaratabilme potansiyeli Galatasaray  klübünün tekelindedir.  Bunu vurgulamamdaki sebep şudur; kamuoyunda çoğu zaman Aslantepe stadyumunun Toki tarafından Ali Sami Yen stadyumunun mülk sahibi olarak GSGM ye yapıldığı, Galatasaray klübünün  stadyum inşaatı ile ilişkili hiçbir konuda muhatap alınmadığı, dolayısıyla klübün inşaata ilişkin hiçbir fonksiyonu olmadığına ilişkin görüşler dile getirilmektedir. Bunun kabul edilebilir bir görüş olmadığının inşaat ile ilişkili tüm kurum ve kuruluşlar tarafından iyi bilinmesi gerekiyor. Aynı meyanda bazı basın yayın organlarında, tamamlandıktan sonra bu stadyuma herhangi bir klübünde talip olabileceğine ilişkin kışkırtıcı ve hangi amaca hizmet ettiği belli olmayan bazı haberler yapılmaktadır. Gerek bu tür haberleri yapan yada yaptıran çevreler, gerek Galatasaray camiasını bu sürecin dışında tutma emelinde olan işbirlikçiler şunu çok iyi bilmeliler. Milyonlarca asil Galatasaray taraftarı içinde ne pahasına olursa olsun  bir oldu bittiye göz yummayacak belki onbinlerce kişi, gereken yerde gerektiği şekilde boy göstermekten kaçınmayacaktır. Bunu herhangi bir organizasyonun bir parçası olarak değil, büyük Galatasaray camiasının asil bir ferdi olarak yazıyorum. Bizzat ve şahsen tanıdığım bir çok Galatasaray taraftarının büyük bir haksızlık karşısında gerekirse gözünün ne kadar kararabileceğini bilerek yazıyorum.  Böylesine bir infial yaratacak büyük hatalar yapmayınız. Dikkat edin oyun oynamıyorsunuz. Bizler daha şimdiden o toprak ve betondan müteşekkil gördüğünüz yeri sanki evimizin avlusu, evimizin oturma odası, evimizin mutfağı gibi benimsedik ve şunu bilmelisinizki şimdiden her birimiz için adeta kutsanmış bir yerdir orası. Nasılki hanemize ve mülkümüze bir tehdit bir tecavüz olduğunda buna seyirci kalmaz isek, mabedimiz olacak yer ile ilgili oynanacak oyunlarada seyirci kalmayız. Bunun insiyatifi ile ilgili girişimler, gerekirse klüp bünyesinde, gerekirse klübün dışında hatta bir maç esnasında bile kolaylıkla gelişebilir,bunu engelleyecek hiçbir şey yok. Hakka hukuka ve sağduyuya saygılı olun. İstediğimiz talep ettiğimiz yegane şey, mimar Mete Arat tarafından çizilen projenin aslına sadık kalınması ve ince işçiliklerde kullanılacak malzemelerin modern bir stadyumun gereksinimlerine hem görsel hemde işlevsel olarak uyacak kalitede olmasıdır. İşi çığrından çıkaracak kadar büyük revizyonlar,  haklı gerekçelere dayanmadığı müddetçe, hele hele maliyet düşürme ile ilişkili olursa klüp yönetiminin buna vereceği tepkiye orantılı olarak taraftarın reaksiyonu sandığınız kadar ılımlı olmayacaktır. Galatasaray klübü yönetimininde bilincinde olması gereken önemli bir konu; klüp, arkasında bulunan kitle gücünün farkındalığı ile  önümüzdeki onyıllardaki çizgisini ve hemen her alandaki performansını belirleyecek başlıca unsur olan  tarihindeki en büyük proje; stadyum projesinde olabilecek her türlü entrika ve ayak oyununu tespit etmeli ve karşılığında gerekli doz ve yöntemle tepki vermelidir. Klübün kaderini belirleyecek en önemli projenin  bir fiyasko haline dönüşmesine izin vermemelidir. Yönetimimizden en büyük ve olmazsa olmaz beklentimiz budur. Çünkü bu konuda yapılacak bir hatanın telafisi mümkün değildir. Her üç yılda beş yılda bir stadyum inşa edilemeyeceği hepimizin malumudur. Bu nedenle bu stadyum projesinde her bir detayı küçük değil, klübümüzün yarınlarına yaraşır, yakışır ölçekte büyük düşünmek zorundayız. Yönetimin bu konuda göstereceği yeterlilik ve dirayet yalnızca idari bir mesele değil sosyal ve psikolojik taraflarıda ağır basan tarihsel bir misyondur. Klüp, büyük bir camianın temsilcisi olma durumunun gereklerini yapabilmeli ve aynı zamanda bir kitle hareketi olmanında sinerjisi ile etkinliğini gösterecek bir duruşa sahip olmalıdır.  Bu anlayış ve performansı şimdiye dek sevgili büyüğümüz ve başkanımız Adnan Polat fazlasıyla göstermiştir. Beklentimiz bundan sonrada aynı performansı yükselen bir grafikle göstermeleridir. Büyük Galatasaray camiasına şimdiye kadar olduğu gibi, layık oldukları müddetçe, bütün kararlılığımız ve yüreğimizle onların arkasında saf tutacağız. Gurur duyduğumuz Galatasaraylılığımız bu yoldaki en büyük yeminimizdir. 

ultrArhavi

  • Çırak
  • *
  • Kayıt Tarihi: Tem 2008
  • İleti: 128
  • Yaş: 26
  • Yer: İzmir
Ynt: ASLANTEPE NAMUSUMUZDUR
« Yanıtla #1 : 11. Eylül 2009, 00:55:09 »
tamamını okudum ve suna yemin bile edebilirim ki hayatımda hiç bu kadar güzel yazı okumamıstım ellerinden öpüyorum

fatkara

  • Yeni Üye
  • Kayıt Tarihi: May 2008
  • İleti: 3
Ynt: ASLANTEPE NAMUSUMUZDUR
« Yanıtla #2 : 11. Eylül 2009, 02:26:07 »
cok güzel yazmissin gercekten

tutum takimla ve taraftariyla gurur duydurdun bizi :atki:

ziyakenan

  • Çırak
  • *
  • Kayıt Tarihi: Tem 2009
  • İleti: 83
  • Yaş: 38
  • Yer: İST
Ynt: ASLANTEPE NAMUSUMUZDUR
« Yanıtla #3 : 11. Eylül 2009, 02:36:21 »
Yukarıdaki yazının her kelimesine İmzamı atarım.. Çok Doğru..

    Taaa Eren Talu zamanında başladı inşaatan maliyet düşürmek için Değişiklikler.. Bakınız              (olması lazım)Aslantepe.biz  den arkadaşların Mimar Mete Arat röportajına... Alt otoparklar plan(revizyona gidilerek) dışında içeri alınmış, ama Mete beye göre bu durum otopark sayısını düşürmüştür, ama bişekilde bu sayıyı 5.000 araçlık olarak buldurmak zorundayızda demiş o röportajda... Ama bana sorarsanız Stadın Görseliylede oynanmış oluyor, o otoparkların,araçlar balkonda gibi ayrı açık olması makettede güzel bir görüntü olarak göze çarpmıştı... Neyse asıl konu o ki, orayı öle burayı böle derken projeyi kuşa çevirme olasılığı var mı... Galiba var,... Biz yok koltuk kalitesi, yok projeye tam bağlılık hep takibini yapıp kamuoyu baskısı oluşturmalıyız... Yada işimizi garantiye almalıyız,hem içimizde rahat olur... Bence Mete bey bu işin içinde yaptırım gücü de olan bir pozisyonda bulunmalı en azından.. 
---Diye Düşünüyorum.. Ben...

lemegan

  • Mühendis
  • ****
  • Kayıt Tarihi: Nis 2008
  • İleti: 1047
  • Yaş: 28
  • Yer: ALİBEYKOY(semt aşkı)
  • metal band
Ynt: ASLANTEPE NAMUSUMUZDUR
« Yanıtla #4 : 11. Eylül 2009, 03:53:52 »
güzel yazı ellerinize sağlık.
Fakat şu da varki varyap kurumu kendi kanunlarını bu projede istediği gibi uygulayamaz.
en azından belirli prosedür ve ilgililer ile müzakere etmeden kendi başına tasarruf yada başka bir durum için kara verecek yetkide değil.
sonuç olarak verdiği teklifin kendi tasarruflarının gereğinde olabilecek kadar riskli bir teklif olduğunu yada bu riske giebilecek kadar varyap kurumunun acemice yönetilmediğini düşünüyorum.
sonuçta hiçbir tasarruflarının kesin olmadığı gibi yinelemek isterim ki verdikleri teklif oradan buradan şu veya bu şekilde ksıtlayıp en saf en düşük maliyet ile bu ihaleye girbeilecek çılgınlıkta değillerdir.
yinede tabiiki klübümüzün bu konudaki hasasayiti ve ciddiyeti her zaman makul bir duruşla gösterilmelidir.
...Dünya Yalan Söylüyor...
Metal Inside :D

Batu

  • Usta
  • ***
  • Kayıt Tarihi: Nis 2008
  • İleti: 832
  • Yaş: 27
  • Yer: Üsküdar
  • #19 Harry Kewell
Ynt: ASLANTEPE NAMUSUMUZDUR
« Yanıtla #5 : 11. Eylül 2009, 03:56:06 »
Mükemmel yazmışsınız abi, elinize sağlık.
Galatasaray'ı ve Aslantepe'mizi yakından takip eden tüm renktaşlarımızın şüpheleri ve istedikleri kuşkusuz ki bunlardır.
Benim görüşüm Galatasaray yönetimi bu stadla ilgili biraz pasif durmakta...Daha fazla söz sahibi olup, daha fazla araştırması gerekirdi...Hele bundan sonra, 2 teklif arasında bu kadar fark varken, bu farkın neyden kısıldığı, ya da teklifi yüksek veren firmanın nasıl bu kadar çıtayı yükseltebildiği, 2 teklif arasındaki bu ciddi farkın nelerden ödün vererek oluşturulduğu çok iyi kavranmalı, ve sonuna kadar takipçisi olunmalı...
Madalyonun bir de öteki yüzü var, aslında VARYAP'ın verdiği teklif kaliteden ödün vermeden inşaya yetebilecek bir teklif olabilir, diğer firmalar bir reklam peşinde oldukları için bu ihaleye girmiş olabilirler..Diğer başlığa yazdığım yazımda bununla ilgili söylemiştim, onu eklemek istedim:
En düşük ve en yüksek teklif arasında bu kadar uçurum olması benim aklıma tek bişey getiriyor.En düşük teklif 200 Milyon civarı olmuş ilk ihalede, ve bu kabul edilmemiş, ihale tekrarlanmış..Bu ihaleyi 200 Milyon üzeri teklif vererek alamayacağınızı sokaktan geçen kime sorsanız size mantık yürütüp söyleyebilir.Acaba VARYAP ve üzerindeki firma hariç, ilk teklifinden çok az düşüş yapan diğer firmalar, bir reklam ve isim peşinde oldukları için mi bu ihaleye girdiler...
« Son Düzenleme: 11. Eylül 2009, 04:01:38 Gönderen: Batu »

H@run_73

  • Çırak
  • *
  • Kayıt Tarihi: Mar 2009
  • İleti: 56
  • Yaş: 44
  • Yer: istanbul
Ynt: ASLANTEPE NAMUSUMUZDUR
« Yanıtla #6 : 18. Eylül 2009, 21:48:34 »
        BÜYÜK TEHLİKE! 
 18 Eylül 2009 Cuma * 11:52
 
 Gazeteport yazarlarından Yavuz Semerci bugünkü köşe yazısında Eren Talu'nun stadın yapımı için şu ana kadar harcadığı parayı geri alabilmek için mahkemeye başvuracağını ve bu durumun Türk Telekom Arena'nın yapımını durdurabileceğini ifade etti.
  İŞTE SEMERCİ'NİN YAZISINDAN İLGİLİ KISIM:
 
 "...Bir başka soru: Stat yapımı işini ilk alan, işi yarım bırakan (ya da kriz nedeniyle yarım bırakmak zorunda kalan) taahhütlerini yerine getiremeyen Eren Talu ile TOKİ arasındaki ilişkileri takip eden var mı? Öğrendiğim bilgiler, Galatasaraylıları mutsuz edecek bazı yargı kararlarının alınabileceği yönünde. TOKİ, Talu ile masaya oturmamış, protokol yapmamış. Şu ana kadar Talu'nun stat için harcadığı tüm parayı yanmış para olarak görüyor. Talu ise şu ana kadar yaptığı harcamanın kendisine geri ödenmesini talep ediyor.
 
 Bu konuda bir anlaşma sağlanamadığından, Talu da stadın yapımını durdurmak için yargıya başvurmuş. Ve açılan ve açılması planlanan davaların sayısı beşin üzerine çıkacakmış… İhalenin şeklinin ve içeriğinin değişmesi, Talu'nun TOKİ onayıyla değiştirdiği projede telif hakları üzerinde ciddi hukuki tartışmalar başlayabilir uyarısı da yapılıyor. NOT: Böyle bir stadın devlet tarafından yapılmasına karşı olduğumu sürekli yazıyorum. Madem yapılıyor, bence bu stat sadece Galatasaray değil, Şiketaş'a da tahsis edilmeli ve eski statlar da yeşil alana dönüştürülmeli. Ne dersiniz? Sizce geç kalmış bir öneri mi?"

 


Öncelikle bu yavuz semerci denilen adamı şiddetle protesto ediyorum aslantepeyi bir başka klüple paylaşmamız teklif bile edilemez bu dingil hakkında başka bir yorumda yapmayacağım..
 
İnşaat meselesine gelince bu tür polemiklerin yaşanıyor olması herhalde beklenmeyen bir durum değildi. Taraftar forumlarında bir çok kişi Eren Talu’nun Galatasaray lisesi mezunu iyi bir Galatasaraylı olmasından yola çıkarak stadyumun inşaatını durdurmaya yönelik bir dava açamayacağından dem vuruyor. Bir kere böyle düşünmek  gereğinden fazla iyimserlik hatta saflık olurdu, çünkü iyi Galatasaraylılık bir tarafa bu stadyum fiyaskosu Eren Talu’nun hayatını karartan bir süreç olmuştur. Projede kaynayıp giden paralar yalnız Eren Talu değil ortaklarının da harcadığı paralardır. Eren Talu’nun bu ortaklara karşıda bazı yükümlülükleri bulunmaktadır. Daha önce medyadan takip edebildiğimiz kadarı ile Talu bu projeyi yürütebilme adına varını yoğunu ortaya koyarak çok büyük bir riske girmiştir…
1)[font=&quot]      [/font]Eren Talu öyle anlaşılıyor ki boyunu fazlasıyla aşacak çapta, ölçekte bir projenin altına girmiştir.
2)[font=&quot]      [/font]Hesapta olmayan bir finansal kriz zaten kredibilitesi olmayan bir projeye finansman yaratabilmeyi olanaksız hale getirmiştir.
3)[font=&quot]      [/font]TOKİ Talu’nun iptal edilen ihalesinden sonra yapılan ihalelerde, ihaleye girecek firmalar lehine projede hatırı sayılır düzenlemeler yapmış, Talu’ya karşı adaletsizlik yapıldı hissiyatına neden olmuştur. Ancak ilk ihaleyi o günkü şartlar ile kazanan Eren Talu& Alke ortak girişimini hiç kimse öyle bir teklif vermesi için zorlamamıştır. Tamamen kendi inisiyatifleri ile teklif vermişlerdir.
4)[font=&quot]      [/font]Eğer adalet ve hakkaniyet çerçevesinden bakacak olursak Talu’nun ve ortaklarının harcadığı paraların yanması, iç edilmesi gibi bir durum söz konusu dahi olamaz. Ancak öyle ben 70-80 milyon $ harcadım demeyle olmaz bu işler. Mahkeme tarafından belirlenecek bilirkişiler hangi iş için ne miktarda harcama yapıldığını belirleyebilirler. Ancak hiç şüphe yokki yapılan bütün harcamaları faturalandırabilme belge ile ispat etme olanağı mümkün değildir. Zaten bu harcamaların bir bölümünü bilirkişi heyeti keyfi yapılmış (zaruri olmayan) harcamalar olarak belirleyebilme yetkisinede sahip olacaklardır. Her ne şekilde olursa olsun Eren Talu ve ortakları bu işten  çok ama çok büyük zarar edeceklerdir. Hatta yapılan sözleşmenin ince ayrıntılarını bilmiyoruz ama Toki projedeki gecikme ile ilgili olarak üçüncü taraflar ile yapmış olduğu sözleşmelerdeki şart ve hükümleri yerine getiremediği gerekçesi ile bazı tazminat davaları açabilir hatta kuvvetle muhtemel kazanabilirde. Talu’nun projeye finansman bulamamasında Toki’nin hiçbir kabahati veya eksikliği bulunmamaktadır, hatta ve hatta Galatasaray klübü dahi, projede kendisini taraf yani hak sahibi yapan maddeler var ise stadyumun sözleşmede belirtilen süreç içinde teslim edilememesi nedeni ile klübün (haklı olarak) maddi zarara uğradığı gerekçesi ile sözleşmeye taraf olan kurum ve kuruluşlardan tazminat talep edebilir. Bu konu haddinden fazla karmaşık. Aslında buna benzer bir çok senaryo sonucunda Talu bırakın para almayı borçlu bile çıkabilir. Bütün sır ve düğüm, bu stadyum projesinde taraf olanların imzalamış olduğu protokol ve sözleşmelerde hangi maddelerin bulunduğunu bizim net olarak bilmememizdir.
5)[font=&quot]      [/font]Taraflardan kim kimi hangi gerekçe ile mahkemeye verirse versin davaya konu olacak projede nihai amaç bir stadyumun inşa edilerek inşa eden ve ettirenlerin projeyi hak sahibi olanlara teslim etmesidir. Bu perspektiften bakacak olursak projeyi ihale eden kuruluş Tokidir. Projenin bitirilemeyeceğinin anlaşılması ile yasal bir zeminde ihaleyi fesh ederek tamamen yasal prosedür ile  başka firmalara  farklı usul ve tekniklerle projeyi yeniden ihale ederek projenin bitirilebilmesi için gerekli süreci başlatmıştır. Doğal olarak Varyap-Uzunlar firmasının taraf olduğu süreç ile Eren Talu ve ortaklarının projede taraf olduğu süreçler birbirinden ayrı alakasız süreçlerdir. Davanın içeriği ve gidişatı ne şekilde olursa olsun inşaatın durdurulması gibi bir durum söz konusu olamaz. Buradaki kilit nokta Eren Talu ve ortakları, stadyumun yapıldığı arazideki şu ana kadar inşa edilmiş olan yapının ve bu yapının muhtevasında bulunan tüm demirbaş eşya ve malzemenin ellerinde bulunan sözleşmedeki hükümlere bağlı olarak kendilerine ait olduğunu beyan ederek bu yapının üzerine ihtilaf çözümlenene kadar herhangi bir yapı inşa edilmesinin mahkeme kararı ile engellenmesine çalışabilirler ve büyük bir ihtimal ile böyle bir girişim olacaktır.. İnşaatın mahkeme tarafından durdurulup durdurulamayacağını ise Toki ve Eren Talu arasında yapılmış olan sözleşmedeki maddeler belirleyecektir. Şayet sözleşmeyi hazırlayan hukukçular tarafından böyle bir durum öngörülememiş ve bir açık nokta bırakılmış ise maalesef inşaat durdurulabilir.. Sözleşmenin aslını maalesef görmedim o yüzden bir şey diyemiyorum ancak Toki gibi binlerce taşerona iş yaptıran bir kurumun böyle bir açık vermiş olacağını hiç tahmin etmiyorum.
6)[font=&quot]      [/font]Eren Talu’nun düşmüş olduğu bu durumdan bir Galatasaraylı olarak dahası bir insan olarak büyük üzüntü duyuyorum. Keşke böyle olmasaydı. Ama en büyük kabahat kendisindedir. Desteksiz, dayanaksız bir inisiyatif kullanmış hem kendini hemde diğer tarafları büyük bir sıkıntıya sokmuştur. Bu noktadan sonra işin hukuki boyutu kim kime ne verecek ne alacak taraftar olarak bizi fazla ilgilendirmiyor. Bizi ilgilendiren tek şey bizlere deklare edildiği gibi stadyum inşaatı başlayacak ve öngörülen zamanda bitirilecekmi? Budur.. Stadyum inşaatının durdurulması gibi bir durum çok büyük bir skandal olacaktır, Toki’den özellikle stadyum inşaatının durdurulmasına ilişkin söylentilere karşı bir açıklama yapılması gerekir kanısındayım. Bu konuda hassasiyetimizi vurgulamak adına kendim bir fax çekeceğim, isteyenler aşağıda bulunan fax numarasından fax çekebilirler  veya 4982 sayılı bilgi edinme kanunu çerçevesinde aşağıda bulunan linkten dilekçe yazabilirler…
                                       Faks:(0312) 266 77 48
                  http://www.toki.gov.tr/programlar/bilgiedinme/tekle.asp
« Son Düzenleme: 18. Eylül 2009, 21:50:38 Gönderen: H@run_73 »

LikesCimbom

  • Başarılar gelir geçer, asaletin bize yeter ..
  • Mühendis
  • ****
  • Kayıt Tarihi: Ara 2008
  • İleti: 1312
  • Yaş: 112
  • Yer: İstanbul
  • SEMİH KAYA !! ..Bekliyoruz Aslanım...
Ynt: ASLANTEPE NAMUSUMUZDUR
« Yanıtla #7 : 18. Eylül 2009, 22:52:24 »
 kardeş eline emeğine sağlık.
 
 yalnız toki açıklamalarındaki satır aralarında istediğimiz şeyden bahsettiklerini görebiliyoruz. sanırım ne sebeple olursa olun hiçbir girişim aslantepe nin durdurulmasına yol açamaz. ben toki nin yalancısıyım. bunu direk ağızlarından duydum. ama daha keskin, net , bitirici ve amacı bu olan bir konuşmayı da yeğlerim elbette.  saygılar
Bir zamanlar  Ali Sami Yen;

http://www.youtube.com/watch?v=fxJoUcxYBjo

aslantepeliler_84

  • Çırak
  • *
  • Kayıt Tarihi: Ağu 2009
  • İleti: 57
  • Yaş: 33
  • Yer: istanbul
Ynt: ASLANTEPE NAMUSUMUZDUR
« Yanıtla #8 : 20. Eylül 2009, 11:00:15 »
Yazı çok güzel, evet gerçekten de bahsettiğin gibi evimiz gibi benimsedik, bizim için bu yapı kumdan, betondan, metalden oluşmuş bir yapı olmayacak gözbebeğimiz olacak, hayatımızdaki en mutlu, bazen de en hüzünlü anları yaşadığımız evimiz olacak, fakat en önemlisi de bizim olacak...

O yüzden bitene kadar hepimiz takipteyiz...

uAykut

  • Çırak
  • *
  • Kayıt Tarihi: Ara 2008
  • İleti: 35
  • Yaş: 29
Ynt: ASLANTEPE NAMUSUMUZDUR
« Yanıtla #9 : 20. Eylül 2009, 15:22:23 »
Harun arkada$ımıza sonuna kadar katılıyorum. Ayrıca Gazeteport yazarlarında Yavuz beyin yazısını gördükden sonra kendisine Aslantepe hakkında bilgi vermiştim cahil cahil konuşmaması için kendiside bana e-mail yollamı$ .Sizlerle paylaşmak istedim..

Yavuz Semerci Kime: bana
ayrıntıları görüntüle 19 Eyl (1 gün önce)
Aykut bey


 

Seyrantepe’nin size ait olduğunu sanıyorsunuz ama değil. Üst kullanım hakkını (o bölgede toplu konut yapacak olanlardan para kaparak stat yapmak amacıyla şartlı olarak aldınız üç yıl önce. ) Stat yapamadığınız için de üst kullanım hakkınız yanmaya az kala, daha doğrusu günler kala TOKi’ye devreye sokarak mecidiyeköy’den vazgeçmek kaydıyla anlaştınız.

Devleti Şiketaş veya şikebahçe veya siz istediğiniz kadar soyabilir kaynaklarını kurutabilirsiniz. Ama insanları enayi yerine koymanıza gerek yok…

 

Saygılar

bymyself

  • Ziyaretçi
Ynt: ASLANTEPE NAMUSUMUZDUR
« Yanıtla #10 : 20. Eylül 2009, 17:19:46 »
Harun arkada$ımıza sonuna kadar katılıyorum. Ayrıca Gazeteport yazarlarında Yavuz beyin yazısını gördükden sonra kendisine Aslantepe hakkında bilgi vermiştim cahil cahil konuşmaması için kendiside bana e-mail yollamı$ .Sizlerle paylaşmak istedim..

Yavuz Semerci Kime: bana
ayrıntıları görüntüle 19 Eyl (1 gün önce)
Aykut bey


 

Seyrantepe’nin size ait olduğunu sanıyorsunuz ama değil. Üst kullanım hakkını (o bölgede toplu konut yapacak olanlardan para kaparak stat yapmak amacıyla şartlı olarak aldınız üç yıl önce. ) Stat yapamadığınız için de üst kullanım hakkınız yanmaya az kala, daha doğrusu günler kala TOKi’ye devreye sokarak mecidiyeköy’den vazgeçmek kaydıyla anlaştınız.

Devleti Şiketaş veya febe veya siz istediğiniz kadar soyabilir kaynaklarını kurutabilirsiniz. Ama insanları enayi yerine koymanıza gerek yok…

 

Saygılar
bu kadar vatanını mılletını dusunuyorsa gıtsın doguda askerlık yapsın o zaman...
tobe tobe ya...
ya bır ınsan nasıl bu kadar cekemez anlamam kı ....
aldırmayın soyle bılgısız ınsanları renkdaslarım bunlar bırılerının amca oglu olmasıyla bır yerlere gelen ınsanlar ne yeteneklı yazarlar var ama pıyasa bunlara kalmıs

Gokhan(bond35)

  • Editör
  • Mühendis
  • *
  • Kayıt Tarihi: Haz 2009
  • İleti: 1785
  • Yer: İzmir
  • Öğrenci - Yazılım Mühendisliği
    • Genç Girişimcilik ve Yaratıcılık Akademisi Başkanı
Ynt: ASLANTEPE NAMUSUMUZDUR
« Yanıtla #11 : 22. Eylül 2009, 13:29:56 »
gerçekten çok güzel bir yazı olmuş.yazdıklarında çok haklısıun